• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Millet Gazetesi yazarının sansürlenen yazısı

Millet Gazetesi yazarının sansürlenen yazısı
0 0

Millet Gazetesi yazarı Av.Kadir Kökten'in "Hukuku Hatırlatıyorum" başlıklı yazısı gazeteye atanan kayyım tarafından sansürlendi. Kayyımın sansürlediği yazıyı Haberdar yayınladı.

2 Kasım 2015 Pazartesi 13:44

İşte Av. Kadir Kökten'in atanan kayyım tarafından sansürlenen o yazısı:

 

 

HUKUKU HATIRLATIYORUM

SORU: “Kayyım nedir? Yasal dayanağı nelerdir? Atanma şartları nelerdir? Yetkileri nelerdir? Kayyımın yasal sınırları ve sorumlulukları nelerdir?” Mümtaz Okur

 

Kayyım, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda kendisine yer bulan bir hukuki terimdir. Türk Dİl kurumu anlamına göre kayyım; bir malın yönetilmesi veya bir işin yapılması için görevlendirilen kimsedir.

 

CMK 133’e göre bir şirkete kayyım atanabilmesi yasa şu şartların varlığını arar:

Şirketin faaliyeti çerçevesinde; Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, Uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti, Parada sahtecilik, Fuhuş, Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama, Zimmet, Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, Silahlı örgüt veya bu örgütlere silah sağlama, Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk ile Silah kaçakçılığı suçlarından herhangi birinin işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı. Ve de maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması.

 

Bu iki şart birlikte gerçekleşmedikçe bir şirkete kayyım atanamaz. Bu maddede sayılan suçlardan başka bir suçun işlendiği gerekçesiyle de kayyım atanamaz. Bu suçların şirketin faaliyetleri çerçevesinde işlendiğine dair kuvvetli şüphe yoksa da kayyım atanamaz. Şayet bu suçlardan biri şirket faaliyeti çerçevesinde halihazırda işlenmeye devam etmiyorsa da kayyım atanamaz çünkü kanun açıkça ‘suçun işlenmekte olduğu’ ibaresine yer vermektedir. Eğer maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için zorunlu değilse de şirkete kayyım atanamaz. Bununla birlikte hukuka uygun bir kayyım atamasından bahsedebilmek için kayyım tayinine ilişkin kararın ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun vasıtalarla ilan olunması gerekir. CMK 133’te yer verilen bu hüküm emredici bir hükümdür. Yani karar ticaret sicil gazetesinde ilan edilmek zorundadır.

 

CMK 133’e göre denetim kayyımlığı ve yönetim kayyımlığı olmak üzere iki tür kayyımlık vardır. Mahkeme atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılındığı veya yönetim organının yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiğini açıkça belirtilir. Bu şekilde kayyımın yetkilerinin denetim mi yönetim olduğu hakimin vereceği kararda belirtilmelidir.

 

Kayyımın ücreti şirket bütçesinden ödenir. Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına veya dava sonunda beraate karar verilirse; ücret olarak ödenen paranın tamamı şirkete, yasal faiziyle birlikte Devlet Hazinesinden geri ödenir. Kayyım şirketin hak ve yararlarını gözetmek zorundadır. Kayyımın görevi şirketin faaliyetlerinin durdurulması, sekteye uğratılması veya değiştirilmesi değildir. Aksi halde, kayyımın hukuki ve cezai sorumluluğu doğar. CMK 133’e göre ilgililer, atanan kayyımın işlemlerine karşı, Türk Medeni Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre dava açabilirler. Medeni Kanun 467’ye göre “kayyım, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla verdiği zarardan sorumludur” Buna göre kayyım şirkete verdiği zararlardan şahsi olarak sorumlu olacaktır. Bunun dışında kalan haller için de CMK 141’e göre şirketin uğradığı maddi veya manevi kayıplardan dolayı tazminat talep edilebilir.

 

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde Koza-İpek Grubu şirketlerine kayyım atanmasında hukuka aykırılık var mıdır? Kararın hukuka -görüntü olarak dahi- uygun bir yanı yok ki! Deveye sormuşlar boynun niçin eğri? Nerem doğru ki demiş!

 

Millet Gazetesi yazarı Av. KADİR KÖKTEN / [email protected]

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha