• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Mr. Erdoğan Washington’a ulaştı

İLHAN TANIR

İLHAN TANIR

30 Mart 2016 Çarşamba 05:41
0 0

Washington’a doğru Salı sabahı İstanbul’dan yola çıktı ve Salı akşam saatlerinde Washington’a ulaştı. Washington’da bu kez nasıl zehirli bir hava ile muhatap olduğunu haftalardır bu köşede okumaktasınız. Erdoğan havada iken, ABD Savunma Bakanlığı, Türkiye’de İncirlik ve diğer iki üste bulunan  askerlerin 770'i bulan aile ferdinin Türkiye’den ayrılması için emir verdi.

 

ABD neden böyle bir karar verdi?

 

Neden bir hafta önce değil veya önümüzdeki hafta değil de Erdoğan’ın yola çıktığı ve havada olduğu saatlerde bu karar açıklandı. Salı günü ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Peter Cook, bu kararın ‘’spesifik bir tehdit nedeniyle tetiklenmediğini’’ söyledi ve ekledi; ‘’Bu karar tedbir almak için, genel resme ve bölgedeki güvenlik tehditlerine bakılarak alındı. Dışişleri Bakanlığındaki meslekdaşlarımız da aynı kararı aldılar. Eylül ayından beri (gönüllü ayrılma izninin verildiği karar) tehditlerin artmasının bu kararın alınmasına neden olduğuna inanıyorum.’’ Cook ayrıca, tahliyenin 'çok hızlı bir şekilde olacağını’ söyledi.

 

Dışişleri Bakanlığındaki toplantıda da, gazetecilerin ısrarla sorduğu, "Acil bir tehdit olmadığı halde neden bu açıklamayı tam dün, Erdoğan’ın geldiği zamanda yaptınız?" sorusuna ise Kirby şu cevabı verdi; ‘’Bu karar ve zamanlaması tamamen Nükleer Güvenlik Zirvesinden ve Türk yetkililerin Washington’a ziyaretinden bağımsız olarak alındı. Kesinlikle arada bir bağ yok, hiçbir şekilde.’’

 

Demek ki spesifik bir tehdit yok ama haftalardır düşündükleri bir kararı tam Erdoğan’ın yola çıktığı saatlere denk getirdiler.

 

ABD Savunma Bakanlığını yakından izleyen bir Washington kaynağıma döndüm, ‘’Kararda Ash Carter’in imzası görünüyor ama Pentagon’daki üniformalılar da Erdoğan’dan daha az uzak değiller. Bu karar tabi ki birkaç gün öne veya sonraya sarkıtabilirdi. Ama yapılmadı. Erdoğan’a iyilik yapmak için kimse kılını kıpırdatmak istemiyor.’’

 

ABD, ülkesine gelen konuğuna, güvenli bir ülkeye sahip olmadığını en üst dereceden söyledi.

 

ABD’nin bütün asker ailelerinin çekilmesini emretmesi, aynı gün İsrail’in de Türkiye’deki vatandaşlarından en kısa zamanda Türkiye’den ayrılmalarını istemesi, kara bulutları hiç şüphesiz daha da kesif bir hale geliyor.

 

300 Kişilik Gezi Seferi

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Washington’a 300 kadar işadamı, yetkili ve ilgili kişi ile gelmiş. Programına bakıldığında Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın oteline gidip 1 saatlik görüşme yapacağı görülüyor. Obama ile ikili görüşme yok. Konferans sırasında ayaküstü bir görüşme mümkün.

 

Amerikan-Musevi programı öncelikli

 

Programına ABD’nin önde gelen Musevi liderleri ile görüşerek başlayacak olan Erdoğan’ın, öyle görünüyor ki bu görüşmeden beklentisi oldukça yüksek. Yıllardır soğuk savaş yaşamasına rağmen, Amerika’daki Musevi grupları ve lobileri şimdi programın tepesine yerleştirilmiş. İşin doğrusu Amerikan Musevi liderleri de Ankara’ya geniş bir heyetle giderek bu yakınlaşmaya ilgi duyduklarını göstermişlerdi. Musevi grupların Washington’daki görüşmeye de ilgi duydukları söyleniyor. Erdoğan’ın başkent ziyaretinin öncelikli ayaklarından birinin Amerikan Musevi çevrelerle yakınlaşmak olduğu farkediliyor. Gezi protestolarından beri her türlü komplo teorisinde sos olarak kullanılan Amerikan Musevi grupları şimdi en başa alınıyor. Bu gezinin en ilginç noktalarından biri bu görüşme olabilir.

 

Yandaşları ve Hudson Toplantısını Ciddiye Alan Yok

 

Diğer taraftan yandaş yazarların Hudson toplantısına katılan bir isim ile tesadüfen önceki gün Washington'da karşılaştım. Önceki yazımdan haberdar olmayan (tahminim) bu Washington figürü ile konuşurken, tesadüfen Pazartesi günü havuza çalışan, medyadaki hayatlarının tek amacı da ulu önderlerini savunma olan Genç Siviller kalıntılarından olan bazı isimlerin yaptığı toplantıya katıldığını öğrendim.

 

Washington’ı yakından takip eden bu uzman, yandaşlar ile Washington’daki muhafazalar grupların hiçbir şekilde bir yakınlığının gelişmediğinde, olanının bir, iki bireyin kendi gayreti olduğunda ısrarcı idi. Bu katılımcı, yandaş yazarları başkentte kimsenin dikkate almadığını, Washington'daki Türkiye uzmanları topluluğunun düşüncesinin ''bunları veya toplantıyı organize edeni hiçbir şekilde ciddiye almadığını, bu kişilerin yazdıkları ile sonsuza denk dalga geçildiğini'' söyledi ve ekledi; ''Diyebilirim ki saygı duyulan ve izlenen Türkiye uzmanlarının hiçbiri Hudson'daki toplantıya gelme gereği duymadılar. Bu da yeterince açıklayıcı.''

 

Brookings’de Ne Olacak?

 

Erdoğan’ın Washington’da katılacağı ve basının katılabileceği tek program şimdilik Brookings Institü’de Perşembe öğleden sonra görünüyor.

 

ABD’nin İsrail eski Büyükelçisi Martin Indyk, Erdoğan ile Brookings mülakatını yapacak kişi olarak ilan edildi. Indyk, başkentte saygı duyulan bir isim. Geçtiğimiz yıl, Obama yönetimi tarafından atandığı İsrail-Filistin özel temsilciliğini bırakan bir isim. Bölgeyi biliyor, Türkiye’yi takip ettiği de biliniyor. Ama Indyk’in Türkiye’yi hergün, bir Türkiye uzmanı gibi takip etmediği belli. Türkçe konuşmuyor. Erdoğan’a sorabileceği bazı soruların insan hakları ve basın özgürlüğü ile ilgili olması beklenebilir. Ama bunun ötesinde, Erdoğan’ın vereceği herhangi bir cevabın doğruluğunu bilmekten ve takip eden soru sormaktan uzak olacaktır.

 

Brookings’de organizasyon işleri ile uğraşan kimseler, rezervasyon yaptırmak isteyen gazetecilerin taleplerini geri çevirmekle meşguller. Gazetecilere Türkiye Büyükelçiliği ile görüşmeleri salık veriliyor. ‘’O gün çok kalabalık olacak, internetten neden izlemiyorsunuz’’ diyorlar. Erdoğan tarafının ise protokol olarak salona 60 kadar insan sokmak istediği ve bunun üzerine bir süredir bir tartşmanın yaşandığı öğrenildi. Erdoğan, Brookings’in o büyük olmayan salonuna protokolden 60 isim sokarak kendisine istenmeyen soruların sorulmasını engellemiş olacak.

 

Brookings şu an itibariyle ve görülen şartlarda Erdoğan’a ‘free-ride’ denilen, kolay bir ortam sunacak gibi.  

 

Brookings'de Protesto

 

Uluslararası Af Örgütü, Amnesty Int., bu konuşmanın yapılacağı saatte, Brookings’in önünde bir protesto yapmaya çağırdı. Bu protestonun organizesi hiç şüphesiz yakından izlenilecek. 

 

Erdoğan’ın Washington’a ayak basması da zaten sevenleri ve karşıtlarını ilk akşamdan itibaren Beyaz Saray’ın yakınındaki otelinin önüne çekti.

 

İLHAN TANIR / HABERDAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha