İlk olarak Gül ve Erdoğan’ın oturdukları fotoğrafta eşlerinin yanlarında ayakta durmaları tartışma konusu yaratırken. Bugün de Milliyet ve Sözcü gazeteleri ‘Neden kravat takmıyorlar?’eleştirileriyle manşetten bu fotoğraflara haber niteliği yüklediler...
Peki eşsiz manzaralı bu malikanenin Köşk’e dönüşme macerası nasıl olmuştur?
İşte tüm ayrıntılarıyla Huber Köşkü’nün ilginç tarihçesi;
Rumeli yakasında, Yeniköy-Tarabya yolunun üzerinde bulunan Huber Köşkü aslında ana bina dışında büyük bir ahır ve arabalık, hizmetliler konutu, iki küçük şale ve seradan oluşan bir malikânedir. 1980’lerden beri Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Rezidansı olarak kullanılmaktadır.
Huber Köşkü, Mauser Fişenk ve Kolonya Müşterek Barut Fabrikaları’nın ve daha sonra da ünlü Krupp firmasının İstanbul’daki temsilciliğini yapan Huber kardeşlerden Auguste Huber ve ailesine aittir. Malikâne, önceki sahipleri, Ermeni kökenli Tıngıroğlu ve Düzoğlu ailelerinden satın alınan arazi üzerine kurulmuştur.
Huberler, I.Dünya Savaşı sonrasında yenilginin ardından ve herhalde işgalden önce, İstanbul’u terk etti. Huber’in ölümü üzerine, eski Maliye Nazırı Necmeddin Molla ailenin yaşadığı Ausburg’a giderek köşkü satın aldı. Köşk daha sonra Mısır Prensesi Kadriye Hanım’a satıldı. Prenses de Mısır’a dönerken Notre Dame de Sion sörlerine sembolik bir ücretle bıraktı. 1973’te özel bir inşaat şirketinin eline geçen yapı, 1985’te kamulaştırıldı. Daha sonra onarılıp döşenerek Cumhurbaşkanlığı Rezidansı olarak kullanılmaya başlandı.
Bay Huber satın aldıktan sonra bizzat kendisi ağaçlandırmıştır. Şu anda Boğaziçi'nin günümüze ulaşan ender korularından biri Huber Malikânesinin korusudur. Alman Sefaret Yazlığı ile bitişiktir. İki koru bir bütünlük oluşturmaktadır.
Güngör MengiÖzür dileme özürlüsü!
Gültekin AvcıRuşen Çakır kimin projesi?
Nagehan AlçıAmaç Ecevit'i iyileştirmek miydi
İsmail KüçükkayaBurhan Doğançay çağırıyor
Ahmet KekeçEn asil duygunun solcusu
Beril DedeoğluYeni Fransa ile yeniden Almanya
Sedat LaçinerŞiddeti meşrulaştırma yarışı
Kadri GürselPredator’un ‘Gör’ dediği
Fikret BilaErdoğan, Kazaklardan 5 çocuk istedi
Derya SazakSenato
Ruşen ÇakırKitap Diyarbakır’a yakışıyor
Yorumlar
Yorum Yaz