• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Uzmandan ‘corona’nın matematiği: Yoğun bakım talebi kapasitenin sekiz katına çıkar

Uzmandan ‘corona’nın matematiği: Yoğun bakım talebi kapasitenin sekiz katına çıkar
0 0

Corona virüsünün yayılma sistemini araştıran Koç Üniversitesi ekonomi bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Özgür Yılmaz, aşı bulunmaması halinde sert önlemlerin kaldırılmasından sonra salgınının şiddetli şekilde geri dönebileceğini söyledi.

24 Mart 2020 Salı 11:41

Doç. Dr. Yılmaz, Kısa Dalga için hazırladığı ‘Corana’nın yayılma matematiği’ başlıklı podcastte, ABD ve Britanya’nın Covid-19 salgınına karşı aldıkları önlemleri radikal şekilde artırmaya karar vermelerinde etkili olan İngiliz epidemiyoloji uzmanı Prof. Neil Ferguson ve ekibinin 16 Mart tarihli raporunu analiz etti.

 

Salgın hastalıklardaki dinamiği anlamamızı sağlayan matematiksel modeli ana hatlarıyla özetlemek istediğini kaydeden Yılmaz, söz konusu modelin 1930’larda, İspanyol gribinden sonra hazırlandığını söyledi.

 

‘Yoğun bakım ünitesi talebi kapasitenin sekiz katı’

 

Corona virüsüne karşı iki farklı türde müdahale ya da politikanın söz konusu olduğunu belirten Yılmaz şunları söyledi:

 

“İlki epideminin hızını yavaşlatmak ve dolayısıyla etkilerini zamana yaymak. Yani epidemiyi durdurmak değil, ölçeğinin küçültmek hedefleniyor. Örneğin Britanya başlangıçta bu politikayı uygulayacağını duyurmuştu. Bu sayede ölüm sayısı azaltılacak, sağlık sistemi üzerinde kaldırılamaz bir yük oluşmayacaktı. Fakat, Ferguson raporu bu politikanın ölüm sayısını en iyimser tahminle yarıya kadar düşüreceğini, bu anlamda kısmen etkili olacağını, ancak sağlık sisteminin tıkanmasını engelleyecek düzeyde bir azalma ve zamana yayma sağlamayacağını öngörüyor. Simülasyonlar, epideminin tepe noktasında yoğun bakım ünitesi talebinin mevcut kapasitenin en az sekiz katı kadar olacağını söylüyor. Sağlık sistemi felce uğrayacağı için, tedaviye muhtaç diğer hastalıklar için ölüm oranın artacağı da aşikar. Dolayısıyla Ferguson ve ekibi bu politikanın işe yaramayacağını ve daha radikal bir müdahaleden başka çare olmadığını öne sürüyorlar.

 

‘Önlemler aşı bulunana kadar sürdürülmezse etkilemez’

 

İkinci tür müdahale, yani baskılama, gerekli bütün radikal önlemleri hayata geçirerek epidemiyi durdurmak anlamına geliyor. Ferguson ve ekibi, baskılama yöntemlerinin beş ay boyunca uygulanması durumunda şunu öngörüyorlar: Bu beş ayın sonunda eğer bu önlemler kaldırılır ve gündelik hayata dönülürse, epidemi hiçbir müdahale yapılmaması durumundaki kadar şiddetli bir şekilde geri dönüyor. Yani bu politika eğer aşı bulununcaya kadar sürdürülmezse epideminin şiddetini etkilemiyor, sadece en kötü senaryonun gerçekleşmesini, baskılama ne kadar süreyle uygulanacaksa o kadar süre öteliyor.

 

‘Zamana yaymak etkili yöntem değil’

 

Kısacası bu rapor epidemiyi zamana yaymanın etkili bir yöntem olmadığını, baskılamanın da sorunu ötelemekten ibaret olduğunu öngörüyor. Oldukça karamsar bir tablo. Geçtiğimiz üç dört gün içinde bu karamsar tablonun çok gerçekçi olmadığını öne sürenler de oldu. Bu görüşe göre, baskılama süresince her şeyden önce zaman kazanılmış olacak ve bir sonraki raunda daha iyi hazırlanılacak. Test kitleri geliştirilecek ve Çin, Güney Kore, Singapur ve Tayvan’da uygulanmış olan, herkese test ve hasta takibi gibi çok daha sofistike yöntemlerin altyapısı kurulacak. Böylece hayat normale döndüğünde bu önlemler devreye sokulabilecek ve ötelenmiş epidemi senaryosu bu raporda öngörüldüğü kadar karanlık olmayacak.”

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha