• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Canan Kaftancıoğlu, yeniden CHP İstanbul İl Başkanlığı'na seçildi

Canan Kaftancıoğlu, yeniden CHP İstanbul İl Başkanlığı'na seçildi
0 0

Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen CHP 37. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde seçim sonuçları açıklandı.

9 Şubat 2020 Pazar 11:39

"İstanbul’dan Türkiye’ye tek yön iktidar" sloganıyla Haliç Kongre Merkezinde 37'nci il kongresini gerçekleştiren CHP'de İstanbul İl Başkanlığı'na Canan Kaftancıoğlu seçildi.

 

Canan Kaftancıoğlu'nun tek aday olarak katıldığı kongrede 677 delegeden 571'i oy kullandı. Kaftancıoğlu, kullanılan 571 oydan 510'unu alırken, 61 oy da geçersiz kabul edildi.

 

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Canan Kaftancıoğlu ile birlikte salona girdi. 

 

KAFTANCIOĞLU: TÜRKİYE'NİN NEFES ALMASI İÇİN TEK YÖN İKTİDAR

 

CHP'nin 39 ilçe başkanının imzasıyla tek başkan adayı olarak gösterilen mevcut başkan Canan Kaftancıoğlu, delegelere seslendiği konuşmasında, iki yıllık sürecinde CHP İstanbul üye yapısını gözden geçireceklerini ve bu dönemde bunu bitireceklerini söyledi. 

 

Kaftancıoğlu, “Ben yaptım oldu demedik, bundan sonra da demeyeceğiz. Bütün İstanbul'da 16 milyon İstanbulluya ahlaklı siyaset nasıl yapılır bir kez daha göstereceğiz” dedi.

 

Partide çalışanla çalışmayanı ayırt eden bir sistemi kuracaklarını ifade eden Kaftancıoğlu, bütün işlerin akılla, bilimle ve ortaklaşmayla yapılacağını ve her görevin bir performans ölçüsü olacağını belirtti.

 

CHP'nin İstanbul'daki iktidarının daha çok hissedileceğini vurgulayan Kaftancıoğlu, şöyle konuştu:

 

"İktidarın gücüyle ve diliyle. İktidardan aldığımız güçle değil, yerelde iktidarımızın halka ulaştıracağımız gücüyle daha çok donanacağız. Yerelde mahallelerde, evlerde, sokaklarda herkesin sesi ve sözcüsü olacağız. Veri temelli politika yapacağız. Alınan her kararda ortaklaşmayı ve ortak aklı egemen kılacağız. Ben yaptım oldu demedik, bundan sonra da demeyeceğiz. Bütün İstanbul'da 16 milyon İstanbulluya ahlaklı siyaset nasıl yapılır bir kez daha göstereceğiz. Daima söylüyorum, kişiler gelip geçicidir, ilkeler kalıcıdır."

 

Kaftancıoğlu, kongrede demokrasiye katkısı olacağı için çoklu adayla gitmeyi çok istediğini ifade ederek, şunları kaydetti:

 

"Kongreler demek yarış demek. Demokrasinin olduğu her yerde demokratik yarışlar olur ve olmalıdır da. İstanbul örgütü olarak 39 ilçemizde şu anda görev yapmış ya da yapmayan bütün ilçe başkanlarımıza 39 ilçemizde de ilçe kongrelerini demokratik bir şekilde gerçekleştirdikleri için sonsuz teşekkür ediyorum. Bence 39 ilçe örgütümüz bu anlamıyla alkışlanmayı hak etti. Tek adaylı yarışlar oldu, çok adaylı yarışlar oldu. Ama herkes parti içi bayrak yarışı olduğu bilinciyle kongrelerini tamamladılar. Bana sorarsanız olması gereken, olsaydı daha güzel olacak. Şu anda 2-3-4-5 ne kadar çok o kadar kıymetli. Keşke adaylarla yarışabiliyor olsaydık. Çok adaylı bir kongreyi kendi adıma arzu ettim."

 

Hem İstanbul hem de Türkiye'de uyguladığı yeni siyaset anlayışıyla Kılıçdaroğlu'nun yeni dönemin siyasi lideri olduğunu belirten Kaftancıoğlu, yargı ve eğitimdeki bazı uygulamalar ile Kanal İstanbul projesini eleştirdi. 

 

Divan Başkanı eski genel başkan Altan Öymen

 

Divan Başkanı eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen oldu. Öymen yaptığı konuşmada, "CHP Türkiye’nin en büyük partisidir. Cumhuriyeti kuran, demokrasiyi getiren partidir. CHP, Türkiye’nin ekonomisi ve dış politikasını idare eden partidir.  Demokrasiyi yeniden kurma zamanıdır. Bu şekilde idare edilen başka demokratik bir ülke yoktur. İBB seçiminin kazanılması büyük bir adımdır, demokrasinin yürüyüşünün başlangıcıdır. Bu inanışla hepinizi tekrar saygı ve sevgiyle selamlıyorum" dedi.

 

Kılıçdaroğlu: Önümüzdeki süreç iktidar!

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yeni bir çığır açtık, kararlı olarak yolumuza devam ediyoruz. Bu ülkeye huzur ve kardeşliği getireceğiz, kimsenin kuşkusu olmasın. Yeni bir siyaset anlayışını getiriyoruz. Dünyaya bakışımız, insana bakışımız farklıdır; sevgi, barış, kardeşlik üzerinedir. Bu yoldan yürüyeceğiz. Hiçbir zaman endişeye kapılmadık. İnanıyorsak söylediğimiz her sözün arkasında kapı gibi duracağız." diye konuştu. 

 

Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle devam etti: 

 

"İşgal altındaki bir ülkede, yüzyıl önce, bir grup insan yola çıktı. Biz burada aynı heyecanı yaşamak ve yaşatmak zorundayız. Yüzyıl önceki koşullar çok daha zordu, bugünkü koşulların da zor olduğunu biliyorum ama önemli olan zorluğu aşmaktır. 

 

Demokrasinin ağır yaralar aldığını görüyoruz. Bizlere düşen bir görev var. Bireysel beklentilerin tamamen ötesine çıkmak zorundayız. Her birimize düşen fedakârlık vardır. Özveriyle yola çıktık. Başarıyı özveriyle yakalayacağız. Hiç kimse unutmasın yüzyıl önce yolumuz nasıl Mustafa Kemal'in arkadaşlarıysa bundan sonra da öyledir. Yüzyıl sonra bize yakışan cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak. Önümüzdeki süreç iktidar!

 

Sorunları iyi saptayamayan geleceği iyi inşa edemez. Sorunları iyi saptayacağız. Türkiye’nin 5 temel sorunu var.  Önce sorunları arkasından çözümleri dile getireceğiz.

 

1- Demokrasi. Bugün en temel sorun demokrasi.

 

2- Eğitim. Bir kuşağı yok ettiğimizin kaç kişi farkında acaba? Her bakana göre eğitim sisteminin değiştiğinin kaç kişi farkında. Eğitimin çıta atlattığını kaç kişi biliyor. Hiçbir anne ve baba okula gönderdiği çocuğunun eğitiminden memnun değilse bunu dillendirmeliyiz.

 

3- Dış politika. Barış üzerine inşa edilen dış politika bireysel kine dönüştü. Barışı değil savaşı önceleyen bir dış politika. Bunun sonuçlarını 82 milyon yaşıyoruz. Suriye'den bir milyon kişi daha gelecek. Asıl sorunu o zaman yaşayacağız. Böyle bir dış politika hiçbir zaman olmadı. Dış politikanın çok daha rahat anlatabileceğiz.

 

4- Toplumsal barış. Hiç kimsenin ötekileştirilsin istemiyoruz. Yaşam tarzına hepimizin saygı duyması lazım.

 

5- Ekonomi. Fazla bir şey anlatmak istemiyorum. Daha iki gün önce Hatay'da Valilik binasının önünde kendisini 'Çocuklarım aç' diyerek yakan vatandaşı gördük. Çaresizliği kendisini yakarak soruna dikkat çekmek isteyen birine hiç kimse kayıtsız kalamaz. İktidar kanadında ucuz siyaset manevrası olarak görenlere üzülüyorum. Nasıl oldu da vicdanlarımız bu kadar köreldi. Nasıl insanlığımızı unuttuk? Bu acıyı çözecek olan bizleriz. Hangi görüşten olursa olsun onun sorunlarını çözeceğiz. Sadece Hatay'da kendisini yakmadı vatandaş, Meclis'in önünde de kendisini yaktı vatandaş. Onlarca kişi var sesini duyurmaya çalışan. Asıl soru şu; bütün bu sorunları nasıl çözeceğiz. Sorunlar iç içe geçip etki yaratır."

 

Bu sorunları 4 ayaklı stratejiyle bu sorunları aşacağız. 

 

1- Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz. Bu konuda kararlıyız. Kanada'da, AB'de, Güney Kore'de, Japonya'da ne varsa getireceğiz. Üniversitelerde her türlü düşünce özgürce tartışılacak. Her türlü düşüncenin özgürce tartışmak zorundayız. Büyümek, gelişmek istiyorsanız demokrasinizi geliştireceksiniz. Demokratik parlamenter sistemi yeniden inşa edeceğiz. Darbe hukukundan arınmış bir sistemden bahsediyorum.

 

2- Üreten Türkiye. Türkiye fabrikada, tarlada, üniversitelerde, her alanda üretim yapmalıyız.  Üretimi her alanda yapmak zorundayız. Üreticinin önündeki bütün engelleri kaldırmak zorundayız. Ürettiği zaman alınterinin değerini bilecektir, saygınlık kazanacaktır. Biz dışarıdan mercimek ithal ediyorsak hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ne gerekçeyle ithal ediyoruz? Bu iradeyi inşallah beraber inşa edeceğiz.

 

Liyakat sisteminin egemen kılınması gerekiyor. Devlet ayrıdır, siyasi kurum ayrıdır. Siyasi partilerle devletin yapılanması arasında çok farklıdır. Bakan olmanız için iyi hâl kâğıdı ve ilkokul diploması. Devleti ayakta tutan liyakattır. Yoksa devlet içten içe çökmeye başlar. Biz neden adalet, hak, hukuk diyoruz, temel neden bu. Türkiye'nin temel sorunlarını belirleyen ve çözüm üreten tek parti CHP. Lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini biliyoruz. Önümüzdeki süreç sadece bizim için değil Türkiye için önemlidir. Kimse yarın sabah ne olacağını bilmiyor. Geleceğe yönelik doğru dürüst bir hesap milletin önüne konulmuş değil. Bütün bunları yeniden değerlendirmek zorundayız. Bize oy versin vermesin, herkese ulaşmak zorundayız. Millet İttifakı aslında demokrasi ittifakıdır. Toplum ikiye bölünmüş durumda. Demokrasiden yana olanların ortak davranması gerekiyor. Demokrasi hepimiz için lazım. Dış politikada cumhuriyetin kuruluşunda öngörülen bakış egemen olmalı. Hiçbir egemen güç ateşi elleriyle tutmak istemez, maşa tutarlar. 'Suriye'ye gir' derler. Aklı olan, dünyayı iyi okuyan, geleceği iyi okuyan birisi zaten egemen güçlerin taşeronluğunu yapmaz. Hepimize düşen görevler var. Eleştirmekten korkan insanlar var. Bir fedakârlık gerekiyorsa o ilk CHP'lilere düşer. Adalet Yürüyüşü'nü her kesimden karşılığını aldık. Hedef cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak. En çok tartışılan olan İBB seçimleri oldu. Bütün dünyaya 'Dikta yönetimine rağmen bu ülkenin insanları diktatörü sandıkta yendi' mesajını verdik.

 

Buradan Kudüs Mitingi'ne de katılacağım. Filistinlilerin hakları ellerinden alınıyorsa mazlum milletlerin haklarını savunmak istiyoruz." 

 

İmamoğlu: Herkes iyi bilsin ki ne kimseden korkarız ne de mücadeleden vazgeçeriz

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Herkesi saygın kabul etmeyen yöneticilerin devri bitmiştir. Türkiye değişiyor. 2017 Haziran'ın da Türkiye'nin değişimi başlamıştır. Adalet arayışını dalgalar halinde dünyaya duyurduğu için genel başkanımıza teşekkür ediyorum. 31 Mart seçimleri kentte de adalet arayışının bir ifadesidir. İstanbul'da güçlü görünenler ne yaparsa yapsınlar adalet istediklerini söylediler. İnşallah bu ülkede böyle bir dönem yaşanmayacak. 23 Haziran'ın da adalet arayışı arayanların başarısıdır. Bu sürecin kodlarını hep beraber doğru okumalıyız. Bu süreçte bize verilen görevi hep birlikte iyi idrak etmeliyiz." ifadesini kullandı. 

 

İmamoğlu konuşmasında şunları kaydetti: 

 

"Bu süreçten kendi adıma çıkardığım bazı dersler var. Siyaset insanları doğaldan kucaklamadan yapılabilecek bir iş değil. Toplumsal kutuplaşmadan uzak durmalıyız. Kalpten kucaklamak hepimizin DNA'sında olmak zorunda. Milletimizin çıkarları için siyaset yapmalıyız. 16 milyon insana eşit hizmet etmekten vazgeçmeyeceğiz. Daha fazla emek ve enerji ortaya koyan bir parti olmalıyız. Siyasette çalışmak demek sokakta çalışmak demektir. Milleti anlamadan milletin derdine devam bulmak mümkün değildir. Genel merkezimizin haritası hepimizin yol haritasıdır. Bu ülkeyi demokrasi, laiklik gibi cumhuriyetin temel değerlerinde buluşturmak zorundayız. Bizler ilkeli ve ahlaklı siyasetle vatandaşlarımızın kalplerini kazanmak zorundayız. Bu milletin bu şehirde ya da ülkemizde her renkten, her kökenden insanımızın yeniden mutlu bir şekilde yaşayacağı Türkiye rüyasını hayal etmekten, mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. 83 milyonun birliği ve refahı için çalışıyoruz. Mesele hak, hukuk, adalet ve özgürlük olunca herkes iyi bilsin ki ne kimseden korkarız ne de mücadeleden vazgeçeriz. Bu ülkeyi bir süredir yönetenlerin kibre büründüğünü, her şeye karar vermeye çalıştığını hep birlikte görüyoruz. Mızrak çuvala sığmıyor artık. Çok büyük bir fark yaratacağız, gönüllere gireceğiz. Bizim için siyaset rakip partilere karşı yapılan bir şey olmadığını bilmeliyiz. Her şeyden ve herkesten çok vatandaşa odaklanmalıyız. Vatandaş kendisine saygı duyulsun, sorunlara çözüm ve anlamlı bir hedef görsün istiyor. Yine onların fikrine başvurarak yol yürümenin peşindeyiz.

 

Yaptıklarımızla, yönetim tarzımızla, partinin has bir evladı olarak CHP’yi mutlu edecek, belediyecilikte en güzel örnekleri ortaya koyacağımıza söz veriyorum. Çok büyük zorlu işler başardığımızı biliyorum. Birlikte başaracağımız çok önemli işlerimiz var. Başlarken yolumuzun uzun olduğunu söylemiştik. Gençliğimiz var hâlâ. Bu şehrin, bu ülkenin geleceği parlak. Kardeşçe ve özgürce yaşama azmini görüyoruz. Asla vazgeçmeyeceğiz. Hepimiz kendimize daha fala güvenmeliyiz. Daha fazla sırt sırta vermeliyiz. İstanbul'daki değişimi Türkiye'ye taşımak istiyorsak inanmalıyız. Tarihi 2019 yılını, Canan Kaftancıoğlu'na, bir önceki il yönetimimize, ilçe, kadın yönetimlerine teşekkür ediyorum. Hepinizden ben daha çok koşacağım. İyi biliyorum ki çok değerli bir İstanbul koşusu yapacağımızı biliyorum. "

 

Kongre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının yapılacak ilk kongre olma özelliğini taşıyor. Kongre sloganında da ifade edildiği üzere CHP kongreyi ülkede iktidarına giden yolda önemli bir dönemeç olarak görüyor. 

 

CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ve  eski bakanlardan Hasan Fehmi Güneş, kongreye katılan isimlerin arasında. Protokolde, AKP ve MHP'li isimler yan yana; İyi Parti, HDP ve Saadet Partililer de ayrı yerde yan yana oturdu. 

 

İlyas Salman: Sahaya inip tekmelenmeyi göze almalıyız

 

Kongreye katılan sanatçı İlyas Salman, “Mevcut zemin iktidar için tarihte bu kadar uygun olmamıştı. Parti tarihinin en uygun zeminini yakaladık. Bir tek şey var demokrasi için futbol topu gibi taca çıkmak yerine sahaya inip tekmelenmeyi göze almalıyız. Bütün bunlara rağmen kazanmak bizim tek şansımız, kazanacağımıza da inanıyorum. Her şeyden önce demokrasi kazanacak. Buradan bütün demokrasi aşıklarına aşkı öğretecek değilim. Umudunuz bitmeden ömrünüz bitmesin." açıklamasını yaptı. 

 

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha