• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

CHP'li Çeviköz: Değil 4 isterseniz 14 tane gemi bulundurun, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası karaya oturmuştur

CHP'li Çeviköz: Değil 4 isterseniz 14 tane gemi bulundurun, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası karaya oturmuştur
0 0

Dış politikadaki son gelişmeleri değerlendiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, "Değil 4 isterseniz 14 tane gemi bulundurun, Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası karaya oturmuştur" dedi.

20 Ağustos 2019 Salı 15:57

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz, partisinin genel merkezinde yaptığı açıklamada, dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

 

'BU ASLINDA SOÇİ MUTABAKATININ ÇÖKTÜĞÜ ANLAMINA GELMEKTEDİR'

 

İdlib’te Türkiye’nin bulundurduğu 9 numaralı gözlem noktasına gitmekte olan Türk konvoyuna yönelik saldırı düzenlendiğini hatırlatan CHP’li Ünal Çeviköz, bu gelişmenin çok önemli bir gerçeğin altını da çizdiğini söyledi. Milli Savunma Bakanlığı’nın bu hava saldırısından sonra yaptığı açıklamada "İdlib bölgesinde Rusya Federasyonu ile yapılan mevcut mutabakat ve anlaşmalara aykırı olarak Rejim tarafından gerçekleştirilen ve sivil/masum insanlara büyük zararlar vererek giderek insanlık dramına dönüşen operasyonlar, Rusya Federasyonu makamlarına yapılan tüm uyarılara rağmen devam etmektedir" dediğini kaydeden Çeviköz, şöyle konuştu:

 

"Soçi Mutabakatını bir hatırlayalım. Soçi Mutabakatında, Türkiye’nin İdlib’deki terör unsurlarını bulundukları bölgeden temizlenmesine karar verilmişti. Biz bu mutabakatın başından itibaren Türkiye’nin başaramayacağı bazı misyonları üstlenmesinin çok tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekmiştik ve bunu sürekli olarak dile getirmiş  vurgulamıştık. Türkiye’nin taahhütleri 2018 yılının Ekim ayından bu yana yerine getirilmemiştir. Neredeyse bir seneye yakın bir süre geçti.

 

Fakat çok daha vahim olan Rusya’nın resmi haber ajansı TASS şöyle bir haber geçti; 'Türkiye Silahlı Kuvvetleri Suriye’nin İdlib’teki ilerlemesini engellemeye çalışıyor' dendi. TSK’nın İdlib’teki Soçi Mutabakatına göre üstlenmiş olduğu misyon Suriye kuvvetlerinin ilerlemesine engellemek değil bölgeden teröristlerin temizlenmesi idi. Suriye kuvvetlerinin ilerlemesine engelleme misyonu ise Rusya’nın göreviydi. Nitekim Soçi Mutabakatı Türkiye ile Rusya arasında kurulmuş bir mutabakattır."

 

Milli Savunma Bakanlığı’nın yapmış olduğu açıklamaya Rusya Devlet Başkanı Putin’in Fransa’da yanıt verdiğini kaydeden CHP’li Ünal Çeviköz, Putin’in  ‘Önceden teröristler, İdlib'in yüzde 50'sini kontrol ederken, şu anda ise yüzde 90'ını kontrol ediyor ve saldırılar bu bölgeden düzenleniyor. İdlib'deki teröristler, buradan dünyanın farklı bölgelerine de hareket ediyor. Bu çok tehlikeli bir şey. İdlib'de bize ait hava üssüne birçok saldırı girişimi oldu. Bu nedenle Rusya, Suriye ordusunun İdlib'deki teröristlere karşı çabalarını destekliyor’ dediğini aktardı. Çeviköz, şöyle devam etti:

 

"Bu ne demektir, bu aslında artık Soçi Mutabakatı’nın çöktüğü anlamına gelmektedir. Rusya, Suriye ordusunun ve Suriye güçlerinin hareketlerini desteklediğini Putin’in ağzından en yüksek düzeyde açıklamıştır. Türkiye ise bunun engellenmesi için sürekli olarak Rusya’yı uyardığını dile getirmektedir. Demek ki Rusya ile Türkiye arasında bu konuda ciddi bir görüş farklılığı oluşmuştur. Bu da Soçi Mutabakatı’nın artık çöktüğü anlamına gelmektedir. O zaman yapılacak şey nedir? Biz yeni şehit cenazelerinin gelmesini istemiyoruz. Herhangi bir şekilde İdlib’te bulunan Mehmetçiğin saçının teline bir zarar gelirse bunun sorumlusu Suriye ordusu veya Rusya olmayacaktır. Onun için en kısa zamanda Mehmetçiğin İdlib’te bulundurduğumuz gözlem noktalarındaki askerlerimizin güvenliğinin sağlanması için gereken tedbirlerin derhal alınması artık şart olmuştur. Eğer Türkiye’nin Soçi Mutabakatını daha fazla yürütme imkanı kalmadıysa o zaman bu mutabakattan çekilmesinin de zamanı gelmiştir."

 

GÜVENLİ BÖLGE TARTIŞMALARI: HUKİKİ TEMELDEN YOKSUN OLUR

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz,  güvenli bölge tartışmalarını değerlendirirken de, Türkiye’nin Suriye toprakları üzerinde bir güvenli bölge oluşturma tartışmalarına taraf olmaması gerektiğini söyledi. Herhangi bir şekilde BM Güvenlik Konseyi kararına veya Suriye devletinin rızasına dayanmaksızın kurulacak bir güvenli bölgenin hukuki temelden yoksun olacağını vurgulayan Çeviköz, güvenli bölgenin kurulmasıyla birlikte bölgedeki statükonun devamlı bir hale geleceğini kaydetti.

 

'HANGİ GÜÇLER BİZİ SURİYE’YE SOKTU, BUNU CEVABINI İSTERİZ'

 

Bu konuda Türkiye'nin beklentilerinin karşılanmadığını ifade eden Çeviköz, “İktidar bir yandan Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunduğunu söyleyerek Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehlikeye atarken bir yandan da Türkiye’nin güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Şimdi sormak lazım. Recep Tayyip Erdoğan 2016'da 'Suriye'de IŞİD ile mücadelede bizi yalnız bıraktılar' demişti. Hangi güçler bizi Suriye'ye soktu? Bunun cevabını isteriz" dedi.

 

Güvenli bölge için varılan mutabakatın resmi ağızdan Türkiye kamuoyuyla ve TBMM'de temsil edilen bütün siyasi partilerle paylaşılmasının zamanının geldiğini söyleyen Çeviköz, bunu demokratik bir hak olarak talep ettiklerini anlattı.

 

'ORTAK HAREKAT MERKEZİ NİÇİN ŞANLIURFA’DA?'

 

"Barış koridoru olarak adlandırılan bölgedeki Türk Silahlı Kuvvetleri mevcudiyetiyle ilgili ABD'den başka herhangi birisiyle görüşülmekte midir? Suriye'nin bu konuyla ilgili fikri nedir?" sorularını yönelten CHP’li Çeviköz, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Türkiye ile ABD, güvenli bölgenin tesisi hususunda herhangi bir takvim üzerinde bir anlaşmaya varmışlar mıdır? Kurulacak güvenli bölgenin ortak harekat merkezi niçin Şanlıurfa'da bulunmaktadır? Madem bir güvenli bölge oluşturulacak ve madem şu anda orada ABD'nin kuvvetleri zaten kontrolü sağlamış vaziyette ve madem ileri sürüldüğüne göre Türkiye-ABD güvenli bölgede ortak bir misyon gerçekleştirecek, o zaman niçin bu harekat merkezi şu anda ABD'nin kontrol ettiği Suriye topraklarında kurulmuyor? 1 Mart 2003'teki tezkereyi hatırlatan bir gelişmeyle karşı karşıyayız. Türkiye topraklarına kısa bir zaman içinde ABD'den askeri uzmanların konuşlanması hazırlanmaktadır. “

 

Çeviköz, 1991'de Irak'ta NATO bünyesinde bir "Çekiç Güç"ün kurulduğunu, bununla birlikte bölgede PKK'nın güç kazandığını da söyledi.

 

'TÜRKİYE DOĞU AKDENİZ'DE YOK'

 

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun  "Doğu Akdeniz'de zengin petrol var. Doğal gaz yatakları var. Amerika orada, Yunanistan orada, Kıbrıs Rum Yönetimi orada, Mısır orada, Katar orada, hepsi orada. Bir tek devlet yok, Türkiye" şeklindeki açıklamasına hükümet ve AK Parti’den tepki gelmişti. CHP’li Ünal Çeviköz, Doğu Akdeniz'le ilgili yaşanan gelişmeleri değerlendirerek,  “Biz, şimdiye kadar Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de var olmadığını söyledik, söylüyoruz, bundan sonra da söylemeye devam edeceğiz. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de var olmadığını söylerken, Türkiye'nin Doğu Akdeniz güç dengesinde, enerji dengesinde ve planlamalarında olmadığını dile getiriyoruz" dedi.  

 

"Eğer Türkiye, Doğu Akdeniz'de varlığını güçlü bir şekilde sürdürebiliyor, siyasi bakımdan gücünü hala hissettirebiliyor olsaydı, Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nda Türkiye'de olurdu" diyen Çeviköz, şöyle konuştu:

 

"Deniyor ki 'Bizim orada 4 tane gemimiz var.' Değil 4, isterseniz 14 tane gemi bulundurun, bu bir yelken yarışması, Doğu Akdeniz oyunları değildir. Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası, Doğu Akdeniz'in stratejik derinliğinde dayanılmaz bir sığlıkta karaya oturmuştur. Olay budur ve karaya oturmuş bir Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikası da Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de olmadığı anlamına gelir."

 

KAYNAK: SPUTNİK - YURDAGÜL ŞİMŞEK

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha