• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

CHP Sözcüsü Öztrak: Minareden müzik yayını, ülkemizi karıştırmaya yönelik ahmakça provokasyon

CHP Sözcüsü Öztrak: Minareden müzik yayını, ülkemizi karıştırmaya yönelik ahmakça provokasyon
0 0

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztrak, İzmir'deki cami hoparlöründen müzik yayınını “ahmakça provokasyon” diye niteledi. Öztrak, "Ağrı'da minarelerden 'Dombra' çalınırken bu bakanlar, bu meclis başkanı neredeydi” diye sordu.

22 Mayıs 2020 Cuma 23:47

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. 

 

Gençlik Haftası'nın sonuna gelindiğini hatırlatan Öztrak, “Gençlerimiz işsiz ve daha da vahimi, ülkemizin ümidi olan gençlerimiz ümitsiz" dedi.

 

Öztrak, Sosyal Demokrasi Vakfı’nın yaptığı bir araştırmaya göre, Türkiye genelinde gençlerin yüzde 70’inin ailesinden destek almadan yaşama tutunamadığını söyledi. Araştırmaya göre, her dört gençten birinin işsiz olduğuna dikkati çeken Öztrak, "20-29 yaş arasındaki her 100 gencimizden 37'si ne eğitimde ne de işte. Evde oturuyor. Gençlerimiz ülkelerinin dışında yaşamak istiyor. Türkiye genelinde her 100 gençten 62'si kendine yurt dışında bir gelecek kurmak istiyor" diye konuştu.

 

 

“Soru soran halka, kaymakam korumaları silah çekecekse vay bu ülkenin haline”

 

Gençlerin gelecekten umudunu kesmesinin bedelinin de vebalinin de çok ağır olacağını söyleyen  Öztrak, şöyle devam etti:

 

"Peki, 18 yıldır ülkeyi yönetenler durumun ciddiyetinin farkında mı? Hayır. Onlar suni krizler çıkarıp, CHP’ye hakaret etmekten başka bir şey düşünmüyor. Cumhurbaşkanı makamında oturan şahıs, gençlerin sorunlarını çözmek yerine gençlerimizi hedef gösteriyor. Vefa Destek Grubunda da çalışan Adana Yüreğir İlçe Gençlik Kolları Başkanımız Eren Yıldırım'ın Vefa Destek Gruplarına saldırdığını söylüyor. Ama hep söylüyoruz, gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu var. Dün AK Parti Genel Başkanı’nın yazdığı terör hikayesinin gerçek görüntüleri ortaya çıktı. Kaymakamın koruması olduğu söylenen bir şahıs, 'Bunlar nereye gidiyor' diye soran gençlik kolu başkanımıza silah çekip, ağzına mermi de sürerek, annesinin ve ailesinin yanında tehdit ediyor. Bu memlekette soru soran halka, kaymakam korumaları silah çekecekse vay bu ülkenin haline. Çıkan görüntülerden sonra yalanlarıyla ortalığı karıştıranların milletimize bir özür, Eren'e ise özgürlük borcu vardır."

 

İzmir Müftülüğü’nün, merkezi ses sistemine girilerek bazı camilerin hoparlörlerinden müzik yayını yapılmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Öztrak, dün İzmir'de yeni bir dizi ajitasyonla karşılaştıklarını söyledi.

 

“Bakanlar olayı köpürtme yarışına girdi”

 

İki ayrı caminin ses sisteminden müzik yayını yapıldığını aktaran Öztrak, açıklamasını şöyle sürdürdü:

 

"İl başkanımız cami hoparlöründen müzik çaldırılmasının sorumlularının yakalanması için derhal suç duyurusunda bulundu. Sarayın bakanları ise sosyal medyada bu olayı köpürtme yarışına girdi. Bu sabah da kervana, atama meclis başkanı katıldı. Beyefendi siz provokasyonu köpürtme makamı değil, itidal makamısınız.

 

Açık konuşayım. Bu olay, ilk değildir. Daha önce de Ağrı'da cami minarelerinden sarayın seçim müziği 'Dombra' çalınmıştır. O zaman bu bakanlar, bu meclis başkanı neredeydi? Biz bu olayları hep kınadık, bundan sonrada kınamaya ve takip etmeye devam edeceğiz. 

 

Bunlar, ülkemizi karıştırmaya yönelik ahmakça provokasyonlardır. Yapanlar, mutlaka adalet önüne çıkarılmalıdır. İnanç istismarına yaslanan gerçek ötesi siyaset, son derece tehlikeli bir oyundur. Kabataş yalanı üzerinden milleti kışkırtmaya çalışanlar unutulmamıştır. Geçmişte benzer kışkırtmalar sonucunda yaşadığımız acı olayların izi, bu milletin vicdanında kanayan bir yaradır."

 

“Türkiye ekonomisinin alarm veren durumu saraydan görülmüyor”

 

Her gün "deli saçması suni krizlerle ve komplo senaryoları" ile milletin gerçek sorunlarının üstünün örtülmeye çalışıldığını iddia eden Öztrak, "Biz, yapılan edepsizliklerin elbette peşine takılmayacağız. Ama önce mahkemelerde hakkımızı arayacağız. Sonrada bu yapılanları gören sağduyulu milletimizin hakemliğine güveneceğiz" ifadesini kullandı. 

 

Salgın nedeniyle bu yıl üniversiteyi bitirecek gençlerin bırakın iş bulmayı, iş aramaya cesaret bile edemediği bir döneme girildiğini savunan Öztrak, araştırmacıların, bu yıl Türkiye'de, yaklaşık 2,5 milyon çalışanın işinden olacağını tahmin ettiğini belirtti. 

 

Yoksulluğun çığ gibi artacağını, 18 yıldır darbe üstüne darbe yiyen orta sınıfın tamamen yok olmayla karşı karşıya kalacağını aktaran Faik Öztrak, "Ama damat bakan hala işin ciddiyetinin farkında değil. Dün yine sarayın harikalar dünyasından memleketi nasıl göründüğünü anlattı. Türkiye ekonomisinin, tüm dünyanın gördüğü, alarm veren durumu saraydan görülmüyor" değerlendirmesini yaptı.

 

”600 milyar nerede 5,5 milyar nerede?” 

 

İnsanların iftardan sonra "Artık yemek alırım" diye sokaklarda bağırdığını ve tam bir toplumsal travma yaşandığını ileri süren Faik Öztrak, şöyle konuştu:

 

"Damat, her gün açık artırmaya çıkıp, 'millete şu kadar para dağıttık, bir de çarptık mı bu kadar oluyor' deyip duruyor. Geçen gün iş adamlarıyla yaptığı toplantıda, salgında verdikleri destek tutarının 252 milyar lirayı bulduğunu, çarpan etkisiyle de bunun 600 milyarı aştığını söyledi. Ama aynı saray hükümetinin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı ise bu salgın döneminde millete karşılıksız gelir desteği olarak, bütçeden sadece 5,5 milyar lira dağıtıldığını söylüyor. 600 milyar nerede 5,5 milyar nerede? 

 

Bu ülkede 23 milyon 596 bin aile var. 600 milyarı her bir aileye bölüştürsek, aile başına 25 bin 428 lira yapar. Şimdi ben buradan milletimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Aziz milletim, senin ve ailenin hakkı olan 25 bin 428 liranın peşini bırakma. 25 bin 428 liranı damattan mutlaka iste. Vermiyorlar mı? O zaman hiç vakit kaybetmeyeceksin, derhal alacak davası açacaksın."

 

“Swap anlaşması makyaj için”

 

Hükümetin Katar ile yaptığı 5 milyar dolarlık swap anlaşmasını 15 milyar dolara çıkardığını anımsatan Öztrak, "Kağıt üstünde dolar ama kasadaki Katar Riyali. Yani doğan görünümlü şahin. Şahin bile değil, serçe. Güya bu paraları ikili ticarette kullanacakmışız. Katar ile 15 milyar dolarlık ticaret yapıyor muyuz? Hayır. Yani ticaret işin bahanesi. Bu Katar Riyali’ni dolara çevirip, borç ödemelerinde kullanabiliyor muyuz? Hayır. Ya da riyalleri başka ülkelerden ithalat yaparken kullanabiliyor muyuz? O da hayır. Peki, ne için kullanıyoruz? Merkez Bankası bilançosunu makyajlamak için. Yani yine pansuman, yine aspirin tedavisi" diye konuştu.

 

Döviz rezervlerinin güneş görmüş kar gibi eridiğini savunan Öztrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın buna karşın "Ülkeden döviz kaçıranlara merhamet göstermeyeceğiz" dediğini aktardı.

 

Öztrak, "Sayın Erdoğan, sayenizde milletin hali ortada. Damadınızla beraber milleti kuru soğana muhtaç ettiniz. Millete bırakın doları, cebinde 5 kuruş bırakmadınız. Ülkeden döviz kaçıran varsa onlar da sizin yandaşlarınız" dedi.

 

“İnfaz düzenlemesinde kırmızı çizgimiz çok açık”

 

“Bu salgın ve yaşanan kriz milletimiz nezdinde bir turnusol kağıdı işlevi görmüştür. CHP, gerek hazırladığı program ve politikalarla gerekse yönettiği belediyelerin performansıyla iktidara hazır olduğunu hamdolsun ispat etmektedir" diye konuşan Öztrak, açıklamalarının ardından soruları da yanıtladı.

 

CHP'nin infaz düzenlemesini ne zaman Anayasa Mahkemesine götüreceği ve düzenlemeyle ilgili kırmızı çizgisi sorulan Öztrak, usul yönünden başvurularını yaptıklarını şimdi de esas yönünden başvuru yapacaklarını bildirdi.

 

Bu konuda kırmızı çizgilerinin çok açık olduğunu dile getiren Öztrak, şunları söyledi:

 

"Biz, teröristlerin, eli kanlı katillerin, kadınlara şiddet uygulayanların, çocuk tacizcilerinin hiçbir şekilde bir affa uğramasını istemiyoruz. Anayasa Mahkemesine vereceğimiz dilekçemizde de bunu belirteceğiz. Ama şunu istiyoruz, haksız ve adaletsiz bir biçimde TBMM'den geçen yasayla iktidarın kendi yandaşlarını serbest bırakırken kendisine muhalif olanları içeride tutmasını da hiçbir şekilde kabul etmemiz mümkün değil. Onlar için adalet anlayışımızı sonuna kadar sürdüreceğiz."

 

Genel Başkanımızın ağzından 'aldatıldık Allah affetsin' lafını duydunuz mu?

 

Kemal Kılıçdaroğlu'nun 19 Mayıs günü Anıtkabir ziyareti hatırlatılarak, "Genel Başkanın bekletilmesi sonrasında, bugün Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir haber ajansı da dahil edilerek parti içinden komplo iddiaları gündeme getirildi. Yorumunuz nedir" sorusuna Öztrak, "Siz, bizim Genel Başkanımızın ağızından bir kere dahi, 'aldatıldık Allah affetsin' lafını duydunuz mu? Bizim Genel Başkanımız yetişme tarzı itibarıyla da bu ülkede kumpas kurulabilecek son Genel Başkandır. Hiçbir şekilde ne partimize, ne genel başkanımıza kumpas kurulamaz. Biz bu konularda şerbetliyiz" yanıtını verdi.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha