• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

HDP sözcüsü Baydemir: Amacımız 80 milyonun geleceği faşizmle yok edilmesin

HDP sözcüsü Baydemir: Amacımız 80 milyonun geleceği faşizmle yok edilmesin
0 0

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, Bitlis'te yaptığı konuşmada "Biz HDP’ye destek istemiyoruz. 80 milyonun geleceği faşizmle yok edilmesin istiyoruz. Tek bir amacımız var yangına su dökmek” dedi.

7 Nisan 2017 Cuma 15:16

HABERDAR | 

 

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, Bitlis ve Norşin’de halkla buluşmasında, “80 milyon insanın faşizm girdabında kaybolmasına onay mı verilecek, hayır mı denilecek. Bütün mesele budur. Biz HDP’ye destek istemiyoruz. 80 milyonun geleceği faşizmle yok edilmesin istiyoruz. Tek bir amacımız var yangına su dökmek” dedi.

 

Baydemir, “Bir kez daha Üstad Bediuzzaman Said-i Kurdi’nin maneviyetiyle haykırıyoruz. Ümmet-i Muhammed’te bir tek yetim millet kaldı o da Kürt halkıdır” diye konuştu.

 

HDP’nin hayır konvoyu önce Bitlis Ulucami Meydanı’nda halkla buluştu. Hayır konvoyundaki HDP Sözcüsü Osman Baydemir, Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat, Mardin Milletvekili Mithat Sancar, Batman Milletvekili Saadet Becerikli, DBP PM Üyesi Ali Ürküt ve parti heyetinden oluşan heyet önce halkı selamladı. Burada önce Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat halka seslendi.

 

Irgat, “Asimile ederek, Said-i Kürdi’nin diline ve kültürüne sahip çıkışını, gerçek fikriyatını bu halka anlatmadınız. Onun sıfatlarından, eserlerinden faydalandınız. Said-i Kürdi’yi istismar ettiniz. Bitlis, Türkiye ve bütün halklar bu istismarlara hayır diyecek” dedi. Irgat, halk iradesinin bugün cezaevine konulduğunu vurgulayarak, buna 16 Nisan’da hayır diyeceklerini söyledi.

 

Ardından Bitlislilere hitap eden HDP Sözcüsü Osman Baydemir, her zorluğun ve darlığın sonunun aydınlık olduğunu belirterek, “Sizin buradaki duruşunuz, bizim hayır çağrımız aydınlık bir geleceğin nişanesidir. Hayır kapılarının 16 Nisan’da açılmasıdır” dedi. Baydemir, Cumhurbaşkanının Diyarbakır’da belediyeye 500 metre ileride “Belediye başkanı iken görevden alınıp tutuklandığını söylüyor” dediğini hatırlatarak, “Ayıptır, ayıptır. Tamı tamına 84 belediye eş başkanı şu an cezaevinde. Milletin iradesi olan Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız cezaevinde” dedi.

 

Baydemir, “Toplumu yanıltıyorlar, kandırıyorlar. Bütün medya organları kapısını, ekranını hayıra kapatıyor. Bütün televizyonlar iktidarın düdüğü haline dönüşmüş durumdadır. Tüm televizyonlar AKP’nin zurnasına dönüştü. Medya üzerindeki sansüre, kayyuma hayır” dedi.

 

 

Baydemir'in konuşması; 

 

“Milli irade milli irade diye halkın iradesini dilinde pelesenk edenler en çok milletin iradesini çiğneyenlerdir. 7 Haziran’da bin bir emekle, dayanışmayla, emekçilerle, Alevilerle, Seydalarımızla, Ezidilerle büyük bir kucaklaşmaya sahne oldular. Yüzde 10 barajını aşarak 80 milletvekiliyle parlamentoya gittiler. Barışın, bir arada yaşamanın çabasını ortaya koydular. Ama tek başına hükümet olma uğruna halkın iradesini tanımadılar.

 

7 Haziran’la 1 Kasım arasında ne değişti de AKP 258 olan milletvekili sayısını 317’ye çıkardı. Değişen şuydu: Bu halkın evlatları, bu halkın huzuru koltuğa kurban edildi. 550 sandalye 1 insanın hayatına binlerce kez kurban olsun. Biz kendi iktidarları için gençleri kurban eden savaş anlayışına hayır diyoruz. İstikbalini savaşa bağlayan bu anlayış aynı zamanda darbe mekaniğini işletti ve darbeyi Allah’ın lütfu olarak gördü.

 

Oysa o darbe bir musibetti. O musibetten dersler çıkarması gerekirken o musibeti bir karşı darbeye dönüştürdüler. 6 milyon insanın iradesini temsil eden Demirtaş, Yüksekdağ, vekillerimiz şu anda cezaevindeler. Milletin iradesinin cezaevine konulmasına razı değiliz. Belediyelere kayyum atılmasına razı değiliz.

 

Halkın huzurunun, refahının bir siyasi partinin ikbaline kurban edilmesine razı değiliz. Şimdi ülkeyi kaosla gerilimle yürütmenin arayışı içindeler. Ne diyorlardı; komşularla sıfır problem. Amenna. Ama gelin görün ki dünyada sorun yaşanmayan tek bir ülke bırakmadılar. İçeride, dışarıda savaş, her alanda hukuksuzluk.

 

Şırnak’tan geliyoruz. Her bir hayırınız Şırnak’ın, Nusaybin’in yüreği yaralı analarının yaralarına birer derman olacaktır. Her bir hayırınız bu ülkenin yangınına dökülen bir tas su alacaktır. Bu yangına bir tas su dökmek, hayır demek mecburiyetindeyiz.

 

Bu paket sadece belediyeye kayyum atamıyor, 80 milyona, ülkeye, yargıya kayyum atama paketidir. Doğmamış çocuklarımızın aydınlık geleceğinin ipotek altına alınma paketidir. Bir devletin imanı onun adaletidir. Adalet var mı bu ülkede. Milletvekillerimiz 5 ayı aşkındır cezaevindeler. Anayasa Mahkemesi’nin Balbay ve Haberal kararı var. Ama AYM siyasi iktidarın korkusundan kendi kararına sahip çıkmıyor. Cumhurbaşkanı meydan meydan devletin bütçesini kullanarak miting yapıyorsun senin rakibin olan Selahattin Demirtaş niye cezaevinde? Adaletin tecellisi için bu pakete hayır dememiz gerekiyor. Hayır dersek hiç kimse ama hiç kimse kaybetmiş olmayacak. Çünkü büyük bir yanlıştan dönülmüş olacak.

 

Cumhurbaşkanı ve AKP yüzleşme ve barış politikalarına dönme fırsatı bulacak. Bu paket onaylanırsa çıkıp diyecekler ki ‘Biz Şırnak’ı yıktık, halk bizimle beraberdi. Biz Avrupa’yla kavga ettik, halk bizimle beraberdi”, bu politikalar halk eliyle onay gördü deme yüzsüzlüğüne kavuşmuş olacaklar.

 

Devletin küfrü onun zulmüdür. Küfre ve zulme ortak olmamak için hayır demeye davet ediyoruz. Bu topluma tek milleti, tek dini dayatmak şirktir. Bizler şirke karşı çıkıyoruz. Biz varlığımızı sizlere dayıyoruz. Siz var olduğunuz sürece zindanların kapısı mutlaka açılacak. Demirtaş, Yüksekdağ mutlaka özgür kalacak, Bitlis’te olacak, bir çayınızı beraber içeceğiz.

 

‘TEK YETİM MİLLET KALDI O DA KÜRT HALKIDIR’

 

Hayır konvoyu daha sonra Norşin’e geçti. Burada ise Batman Milletvekili Saadet Becerikli, Bitlis Milletvekili Mizgin Irmak ve HDP Sözcüsü Baydemir halka hitap etti. Baydemir hükümeti eleştirerek özetle şöyle konuştu: “Bir bakıyorsunuz ki Suriye rejiminin yaptığı zulme ses çıkarıyorlar.

 

Aynı zulüm bu coğrafyada Kürt halkına karşı gerçekleştiriliyorlar. Esad’ın zulmüne ses çıkarmanın bir anlamı olması için önce kendi evinde huzuru, barışı sağlaman lazım. Kürt dilini yasaklamak en büyük zulümdür. Bu pakette 80 yıllık zulüm, tekçilik bir kez daha toplumun önüne getiriliyor.

 

Tekçilik kulluktur, sadece Allah’a kulluk yaparız. Tekçilik zulümdür, küfürdür. 16 Nisan Türkiye açısından biri fırsattır. Burada bir partiye oy vermiyorsunuz. 80 milyon insanın faşizm girdabında kaybolmasına onay mı verilecek, hayır mı denilecek. Bütün mesele budur. Biz HDP’ye destek istemiyoruz. 80 milyonun geleceği faşizmle yok edilmesin istiyoruz. Tek bir amacımız var yangına su dökmek. Bir kez daha Üstad Bediuzzaman Said-i Kurdi’nin maneviyetiyle haykırıyoruz. Ümmet-i Muhammed’te bir tek yetim millet kaldı o da Kürt halkıdır.”

 

HABERDAR  | 

0 0
loading...
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha