• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Kılıçdaroğlu: Önümüzdeki süreç iktidar!

Kılıçdaroğlu: Önümüzdeki süreç iktidar!
0 0

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yeni bir çığır açtık, kararlı olarak yolumuza devam ediyoruz. Bu ülkeye huzur ve kardeşliği getireceğiz, kimsenin kuşkusu olmasın." dedi.

9 Şubat 2020 Pazar 11:34

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Kongresi'nde konuştu.

 

Kılıçdaroğlu, "Yeni bir çığır açtık, kararlı olarak yolumuza devam ediyoruz. Bu ülkeye huzur ve kardeşliği getireceğiz, kimsenin kuşkusu olmasın. Yeni bir siyaset anlayışını getiriyoruz. Dünyaya bakışımız, insana bakışımız farklıdır; sevgi, barış, kardeşlik üzerinedir. Bu yoldan yürüyeceğiz. Hiçbir zaman endişeye kapılmadık. İnanıyorsak söylediğimiz her sözün arkasında kapı gibi duracağız." diye konuştu. 

 

Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle devam etti: 

 

"İşgal altındaki bir ülkede, yüzyıl önce, bir grup insan yola çıktı. Biz burada aynı heyecanı yaşamak ve yaşatmak zorundayız. Yüzyıl önceki koşullar çok daha zordu, bugünkü koşulların da zor olduğunu biliyorum ama önemli olan zorluğu aşmaktır. 

 

Demokrasinin ağır yaralar aldığını görüyoruz. Bizlere düşen bir görev var. Bireysel beklentilerin tamamen ötesine çıkmak zorundayız. Her birimize düşen fedakârlık vardır. Özveriyle yola çıktık. Başarıyı özveriyle yakalayacağız. Hiç kimse unutmasın yüzyıl önce yolumuz nasıl Mustafa Kemal'in arkadaşlarıysa bundan sonra da öyledir. Yüzyıl sonra bize yakışan cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak. Önümüzdeki süreç iktidar!

 

Sorunları iyi saptayamayan geleceği iyi inşa edemez. Sorunları iyi saptayacağız. Türkiye’nin 5 temel sorunu var.  Önce sorunları arkasından çözümleri dile getireceğiz.

 

1- Demokrasi. Bugün en temel sorun demokrasi.

 

2- Eğitim. Bir kuşağı yok ettiğimizin kaç kişi farkında acaba? Her bakana göre eğitim sisteminin değiştiğinin kaç kişi farkında. Eğitimin çıta atlattığını kaç kişi biliyor. Hiçbir anne ve baba okula gönderdiği çocuğunun eğitiminden memnun değilse bunu dillendirmeliyiz.

 

3- Dış politika. Barış üzerine inşa edilen dış politika bireysel kine dönüştü. Barışı değil savaşı önceleyen bir dış politika. Bunun sonuçlarını 82 milyon yaşıyoruz. Suriye'den bir milyon kişi daha gelecek. Asıl sorunu o zaman yaşayacağız. Böyle bir dış politika hiçbir zaman olmadı. Dış politikanın çok daha rahat anlatabileceğiz.

 

4- Toplumsal barış. Hiç kimsenin ötekileştirilsin istemiyoruz. Yaşam tarzına hepimizin saygı duyması lazım.

 

5- Ekonomi. Fazla bir şey anlatmak istemiyorum. Daha iki gün önce Hatay'da Valilik binasının önünde kendisini 'Çocuklarım aç' diyerek yakan vatandaşı gördük. Çaresizliği kendisini yakarak soruna dikkat çekmek isteyen birine hiç kimse kayıtsız kalamaz. İktidar kanadında ucuz siyaset manevrası olarak görenlere üzülüyorum. Nasıl oldu da vicdanlarımız bu kadar köreldi. Nasıl insanlığımızı unuttuk? Bu acıyı çözecek olan bizleriz. Hangi görüşten olursa olsun onun sorunlarını çözeceğiz. Sadece Hatay'da kendisini yakmadı vatandaş, Meclis'in önünde de kendisini yaktı vatandaş. Onlarca kişi var sesini duyurmaya çalışan. Asıl soru şu; bütün bu sorunları nasıl çözeceğiz. Sorunlar iç içe geçip etki yaratır."

 

Bu sorunları 4 ayaklı stratejiyle bu sorunları aşacağız. 

 

1- Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasiyi getireceğiz. Bu konuda kararlıyız. Kanada'da, AB'de, Güney Kore'de, Japonya'da ne varsa getireceğiz. Üniversitelerde her türlü düşünce özgürce tartışılacak. Her türlü düşüncenin özgürce tartışmak zorundayız. Büyümek, gelişmek istiyorsanız demokrasinizi geliştireceksiniz. Demokratik parlamenter sistemi yeniden inşa edeceğiz. Darbe hukukundan arınmış bir sistemden bahsediyorum.

 

2- Üreten Türkiye. Türkiye fabrikada, tarlada, üniversitelerde, her alanda üretim yapmalıyız.  Üretimi her alanda yapmak zorundayız. Üreticinin önündeki bütün engelleri kaldırmak zorundayız. Ürettiği zaman alınterinin değerini bilecektir, saygınlık kazanacaktır. Biz dışarıdan mercimek ithal ediyorsak hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ne gerekçeyle ithal ediyoruz? Bu iradeyi inşallah beraber inşa edeceğiz.

 

Liyakat sisteminin egemen kılınması gerekiyor. Devlet ayrıdır, siyasi kurum ayrıdır. Siyasi partilerle devletin yapılanması arasında çok farklıdır. Bakan olmanız için iyi hâl kâğıdı ve ilkokul diploması. Devleti ayakta tutan liyakattır. Yoksa devlet içten içe çökmeye başlar. Biz neden adalet, hak, hukuk diyoruz, temel neden bu. Türkiye'nin temel sorunlarını belirleyen ve çözüm üreten tek parti CHP. Lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini biliyoruz. Önümüzdeki süreç sadece bizim için değil Türkiye için önemlidir. Kimse yarın sabah ne olacağını bilmiyor. Geleceğe yönelik doğru dürüst bir hesap milletin önüne konulmuş değil. Bütün bunları yeniden değerlendirmek zorundayız. Bize oy versin vermesin, herkese ulaşmak zorundayız. Millet İttifakı aslında demokrasi ittifakıdır. Toplum ikiye bölünmüş durumda. Demokrasiden yana olanların ortak davranması gerekiyor. Demokrasi hepimiz için lazım. Dış politikada cumhuriyetin kuruluşunda öngörülen bakış egemen olmalı. Hiçbir egemen güç ateşi elleriyle tutmak istemez, maşa tutarlar. 'Suriye'ye gir' derler. Aklı olan, dünyayı iyi okuyan, geleceği iyi okuyan birisi zaten egemen güçlerin taşeronluğunu yapmaz. Hepimize düşen görevler var. Eleştirmekten korkan insanlar var. Bir fedakârlık gerekiyorsa o ilk CHP'lilere düşer. Adalet Yürüyüşü'nü her kesimden karşılığını aldık. Hedef cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırmak. En çok tartışılan olan İBB seçimleri oldu. Bütün dünyaya 'Dikta yönetimine rağmen bu ülkenin insanları diktatörü sandıkta yendi' mesajını verdik.

 

Buradan Kudüs Mitingi'ne de katılacağım. Filistinlilerin hakları ellerinden alınıyorsa mazlum milletlerin haklarını savunmak istiyoruz." 

 

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha