• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Temelli’den Soylu’ya: Bir tek suçlu sizsiniz

Temelli’den Soylu’ya: Bir tek suçlu sizsiniz
0 0

"Elinde bir belge varsa, suç unsuru varsa, biz buradayız. O suçlu olduğunu biliyor. Suçlu olduğunu bildiği için suçu bize atıyor"

19 Ekim 2018 Cuma 22:15

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Diyarbakır’ın Silvan ilçesine ziyarette bulundu. HDP Diyarbakır milletvekilleri Remziye Tosun, Dersim Dağ, Selçuk Mızraklı ve Musa Farisoğulları ile HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Filiz Buluttekin'in yanı sıra çok sayıda partili, Temelli’ye eşlik etti.

 

İlçe girişinde karşılanan Temelli, buradan esnaf ziyaretine başladı.

 

“Silvan, bu topraklar kararlı direnişin toprakları. Faşizme karşı, zulme ve şiddete karşı, yan yana duranların toprakları” diyen Temelli, “Kararlı bir şekilde bu zulme karşı direnmeye devam ediyor. Bugün bir zulüm, şiddet var. Bu topraklarda adaletsizlik var. Tüm bunlardan kurtulmak için demokrasi ve barış mücadelesini yükseltmek için omuz omuzayız” şeklinde konuştu.

 

‘ARKADAŞLARIMIZ ÖZGÜRLÜK SEVDASI İÇİN TUTSAKLAR’

 

HDP’ye ve bileşenlerine yönelik baskı ve operasyonlara dikkati çeken Temelli, “2016’da darbe kalkışmasından sonra başlayan OHAL dönemi boyunca birçok arkadaşımız tutuklanarak, cezaevine konuldu. Onlar demokratik siyasetten alıkonulmaya çalışıldı. Eşbaşkanlarımızdan, milletvekillerimize, belediye eşbaşkanlarımızdan birçok partili arkadaşımız bugün cezaevinde tutsak. Bir suçları olduğu için değil, özgürlük, demokrasi ve barış sevdaları olduğu için tutsaklar” dedi.

 

‘KAYYUMLARIYLA BERABER ONLARI SÜPÜRÜP ATACAĞIZ’

 

HDP’nin tutuklu bulunan Mardin eski milletvekili Gülser Yıldırım’ın bugün görülen davasına işaret eden Temelli, “Gülser Yıldırım vesayet altındaki yargılama ile karşı karşıya. Eğer oralar bağımsız ve tarafsız mahkemeler olsaydı, bugün Gülser Yıldırım yanımızda olacaktı. Bunu engelleyenler, mani olanlar, bu ülkeye barış gelmesin, huzur gelmesin, savaş şiddet devam etsin diyenlerdir. Bir tarafta savaşın aklı, bir tarafta hep beraber barış mücadelesi. Bu mücadele kazanacak, kimsenin şüphesi olmasın. İşte mücadele burada, sizler barışın, demokrasinin, ülkenin geleceğinin iradesisiniz. Bu ülkenin geleceğini bizden çalmaya çalışanlar, bu ülkeye zulüm getirenler, çok iyi bilsinler ki; çok yakında kayyumlarıyla beraber onları süpürüp bu ülkeden atacağız. Bunun korkusunu yaşıyorlar, saldırganlıkları bu yüzden” ifadelerini kullandı.

 

‘HDP İLE YATIYOR, HDP İLE KALKIYOR’

 

Tayyip Erdoğan’ın tehditleri ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun HDP’yi hedef alan açıklamalarına dikkati çeken Temelli, şunları söyledi:

 

“Başta cumhurbaşkanı ve tüm bakanları, akşam HDP ile yatıyor, sabah HDP ile kalkıyor. Bizi düşmanlaştırmak, suçlu göstermek için her gün yeni nefret söylemleri üretiyor. HDP’nin suçlu olduğunu ve meşru olmadığını söylüyor. HDP’nin adayları HDP tarafından belirlenmez diyor. HDP belediyelerde iktidara gelirse, çocuklarınızdan birini işe alacak, birini dağa gönderecek diyor. Bunu söyleyen ülkenin İçişleri Bakanı. Bir ülkenin İçişleri Bakanı’nın işi, suçluları yakalamaktır, kimseyi suçlamak değildir. Elinde bir belge varsa, suç unsuru varsa, biz buradayız. Kimi dağa gönderdiysek, yakamıza yapışsın. O suçlu olduğunu biliyor. Suçlu olduğunu bildiği için suçu bize atıyor. O suçtan kurtulmaya çalışıyor.

 

Suçlu olduğunu Suruç’tan biliyor. Şenyaşar ailesinden 3 arkadaşımız Suruç mezarlığında adalet bekliyor. 17 failden bir kişi bile gözaltına alınmadı, İçişleri Bakanı kalkıp HDP’yi suçluyor, hadi oradan. Bir tek suçlu varsa o da sizsiniz. Bu cinayetler ve ortaya çıkan her şeyde sizin de işbirliğiniz var. Eğer öyle olmasaydı, suçlular bugün yakalanırdı. Suçluları yakalamak yerine sabah akşam HDP’yi suçluyorlar.”

 

‘KAYYUMLAR SUÇ MAKİNESİ’

 

DBP’li belediyelere atanan kayyımlar için “suç makinesi” ifadesini kullanan Temelli, “Kayyumlarla beraber yaratmış oldukları bir yolsuzluk var. Yaratmış oldukları kayyum zulmü var. Ne hizmeti, tam tersine halkın bütün haklarını, belediyelerin arazilerini, mal varlıklarını, satmışlar. Yandaşlarına satmışlar. Adeta kentlerimizi talana çevirmişler. Şimdi seçimleri kaybedeceğini anladığı için bunun önünü kesmeye çalışıyor. Aklınca bütün bu suçları, bizi suçlayarak örtbas edeceğini sanıyor. Saklayamazsın, örtbas edemezsin. İşte halk burada, irade burada. Yerel yönetimlerde bir kez daha iktidara geleceğiz. Bütün bu sattıklarınızın, bizim hakkımız olan, gasp ettiklerinizin hepsini geri alacağız. Bu suça bulaşan herkese sesleniyorum; bu suça bulaşmayın, belediyenin mal varlıklarına ve arazilerine el koyarak, yanınıza kalacak sanmayın” şeklinde konuştu.

 

‘KAYYUMLAR BORÇLARI SARAYA GÖTÜRECEK’

Kayyum atanan belediyelerin borçlandığını ifade eden Temelli, “Bu borçları kimin ödeyeceğini bir kez daha söyleyelim; borçları kim yaptıysa onlar ödeyecek. Kayyumlar seçilmiş değil, atanmıştır. Validir, kaymakamdır. Buradan giderken, borçları da alacaklar, Ankara’ya, saraya götürecekler. Bu borçları madem sarayın talimatı ile yaptın, o zaman sarayın bütçesinden ödeyeceksin. Bu halkın zerre kadar borcu yoktur” dedi.

 

‘BU ÜLKEYE DEMOKRASİ GELECEK’

 

AKP’nin halkları birbirine düşman ettiğini dile getiren Temelli, “Siz, istediğiniz kadar halkları birbirine düşman edin, ayrımcılık ve bölücülük yapın. Bu ortak vatanda demokratik cumhuriyeti inşa edeceğiz. Bu fikre tahammül edemeyenlerin şiddeti altındayız, tehdidi altındayız. O yüzden bu tehdit kırılacak, cezaevlerindeki arkadaşlarımız özgür kalacak. Bu ülkeye siz isteseniz de, istemeseniz de; demokrasi de gelecek, barış da gelecek. Bizi güçlü kılan fikriyatımızdır, örgütlüğümüzdür, halkımızdır, halklarımızdır. Türkiye’de Kürdü, Türküyle, bu coğrafyada yaşayan bütün kadim halklarla beraber, ortak vatanımıza barışı ve demokrasiyi de getireceğiz” diyerek hükümetin sürdürdüğü politikaların ülkeye zarar verdiğini söyledi.

 

‘KAYYUMLARI GÖNDERMEK EN GÜÇLÜ ADIMDIR’

 

Yerel seçimlere ilişkin konuşmasını sürdüren Temelli’nin açıklamaları şöyle:

 

“Bir arada barış içinde yaşamak için, halklar iradesini ortaya koymalı. Şimdi bunun zamanı, buna yerel seçimlerle başlayacağız. Kayyumları göndermek sadece kayyumların başında bulunanlardan kurtulmakla değildir. Kayyumları göndermek demokrasi için atılacak en güçlü adım olacaktır. Ondan sonrası çok hızla gelecektir. Önce kentimize sahip çıkacağız, sonra ülkemize çıkacağız. Hem yerelde hem genelde bu ülkede çoğulcu, laik bir cumhuriyet için çok daha güçlü adımları 1 Nisan’dan itibaren atmaya devam edeceğiz.

 

Tüm halklar, emekçiler, kadınlar yan yana gelerek, bu güçlü adımları atacaktır. Kentlerimizi emekçilerin kenti yapacağız. Kentlerimizi kadınların kenti yapacağız, halklarımızın kenti yapacağız. Kültürü, tarihi ve bütün dokusuyla ekolojik bir yaklaşımla yaşamı yeniden üreteceğiz. İşte yeni yaşam, büyük insanlığın yürüyüşü budur.

 

Karşınızdaki savaştan ve zulümden başka bir şey bilmeyen iktidara cevabımızı sandıklarımıza ve oylarımıza sahip çıkarak vereceğiz. O sanıyor ki; bizim için sadece bir oy bir kağıt parçasıdır, o bizim irademizdir, mücadele aracımızdır. Seçimden seçime sandığa gidenler değiliz biz, doğduğumuz günden gözlerimizi kapayacağımız güne kadar özgürlük demokrasi ve barış mücadelesi verenleriz. O yüzden irademize sonuna kadar sahip çıkacağız. İstediği kadar muhtarları görevden alsın, zulüm uygulasın, hile ve şaibe de bulunsun. Bu iradeyle baş edemeyecekler. Çünkü bu irade dün başlamadı, yüzyıllık iradedir, 40 yıllık mücadeleyi arkasına almış iradedir. Bu günden yarına bu mücadeleyi mutlaka ve mutlaka zafere taşıyacaktır. Bu ülkeye özgürlük, barış ve demokrasi gelene kadar.

 

Zulüm artık her yerde. Eskiden buradaydı, ülkenin diğer taraflarında kimse yüzünü dönüp buraya bakmıyordu. Burada işkence zulüm varsa, gün gelir sizin kapınızı da çalar. Gün gelir, sahip olduğunuz hakların hepsi birer birer elinizden alınır. Dinlemediler. Faşizmin kurumlaşması budur, geldi herkesin evine girdi. Her yerde bu zulme karşı çıkacağız. Batısı doğusu değil, nerede soluk alıyorsak yan yana geleceğiz.

 

Yerel seçimlere giderken, ittifak tabanda olduğu sürece ittifaktır. O taban ittifaklarını mutlaka sağlayacağız. Siyasetçilerin görevi halkın bu iradesini rehber edinmektir. HDP olarak Türkiye’nin her yerinde halkın ortaya koyduğu iradeye sahip çıkacağız. Halkın iradesini yerel seçimlerde iktidara taşıyacağız. İttifaklar Ankara’nın kulislerinde, dehlizlerinde yapılacak pazarlıklar değildir. Olursa adı Cumhur ittifakı olur. Pazarlıkçılar ortada, her gün bir birlerine pazarlık teklifleri ile gidiyorlar. Ben sana af teklifi getireyim, sen bana iki belediye ver. Ben af teklifimi geri çekeyim, sen bana üç tane belediye var. İşte zihniyet budur. Biz halkımızla ittifak yaparız. Halkın ittifakına sahip çıkarız. Bu sadece yerel demokrasi açısından değil, bu ülkenin kangrenleşmiş sorunlarını çözmek içinde önemli bir adımdır. Ekonomik, iktisadi sorunlarından siyasi sorunlarına kadar bütün sorunları çözmek için atılacak en güçlü adımdır. Silvan’da, Amed’de, Van’da, işsizlik her yerde. Bu işsizliğin müsebbibi de iktidardır.

 

Dış güçler diyorlar, hayır rahibi tutuklamanda, göndermende yasa dışıdır. Sen yasaları çiğniyorsun. Ama yargı bağımsız ve tarafsız değil ki, talimatla hareket ediyor. Dolar çıkıyor, dolar iniyor. İndiği dediği, 30 kuruş. 3 lira çıkmış, 40 kuruş inince dolar indi oluyor. Dolar çıkarken de inerken de çok ciddi tahribat yarattı. O tahribat işsizliktir, yoksulluktur. İşte çiftçinin içine sürüklendiği durumdur. Tarladan ürünü alamaz haldir.

 

Cumhurbaşkanı, Guaguza gitmiş ve beraberinde de TOMA götürmüş. Buradaki zulmü, Guaguaza’ya yayacak. İşte bu kayyumcu aklın halka hizmeti TOMA’dır. TOMA’dan başka bir şey yok. Guaguza’da diyor ki, ‘Kültür ırkçılığına karşı çıkmalıyız’. Sen Amed’e geliyorsun ‘Kürt sorunu yok’ diyorsun. Guaguza’da diyorsun kültür ırkçılığına karşı çıkıyorsun. Bu aklı karışık bir siyasetçi. Nerde ne dediğinin bir önemi yok. Nerde, nasıl bir fırsatçılığın yaparım diye hareket ediyor.  Bu siyasi fırsatçılıktır. Yarın, öbür gün seçim zamanı olunca gelecek, size dönecek diyecek, ‘Kürt kardeşim’. Nedense kardeş olduğumuz seçim zamanı aklına geliyor. Seçimler geçiyor, TOMA’lar, akrepler sokakta. Sokak infazları ortaya çıkıyor. Çünkü siyasi fırsatçılık yapıyor. Siyasi fırsatçılık üzerinden iktidarlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Bu fırsatçılığa izin vermemeliyiz.

 

Öyle bir güçlü kazanalım ki, herkes evine ve köyüne dönsün. Dolayısıyla gün gelir bu zulüm biter. Bu zulüm ve şiddete son vermek sizin elinizde. Yerel seçimlere giderken, örgütlülüğümüz her geçen gün yükselteceğiz. Sokak sokak, ev ev, mahalle mahalle herkese hakikati anlatacağız. HDP, hakikatin sesidir. Bu ses her yerde çok daha güçlü bir şekilde yankılanacak. Sizin sesiniz de her yere ulaşacak. Ve biz güçlü bir örgütlülükle bu seçimlerden de başarı ile çıkacağız. 7 Haziran’da, 1 Kasım’da, 24 Haziran’da nasıl bu barajları bunların başına yıktıysak, şimdi yerel seçimlerde de ülkeyi kayyum utancından kurtararak, bu zihniyeti tarihin çöplüğüne hep birlikte süpürüp atacağız.”

 

Esnaf ziyaretini tamamlayan Temelli, buradan partisinin ilçe binasını ziyaret etti. Temelli, daha sonra Diyarbakır’a geçti.

 

KAYNAK: MEZOPOTAMYA AJANSI

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha