• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Bilgi kirliliğine karşı öneriler: Bilim insanları teyzenizin komşusundan daha güvenilirdir

Bilgi kirliliğine karşı öneriler: Bilim insanları teyzenizin komşusundan daha güvenilirdir
0 0

Dünya, Covid-19’la mücadele ederken bilgi kirliliği yaşanıyor, özellikle de sanal ortamda.

6 Nisan 2020 Pazartesi 20:57

Sosyal medya, e-posta hesapları, Whatsapp grupları aracılığıyla bireylere ulaşan ve yayılan bilgi, öneri, açıklamalar çoğu kez gerçeği yansıtmıyor ya da kısmen yansıtıyor. Twitter ve Facebook’un Brezilya ve Venezüela liderlerinin ‘yanıltıcı’ olduğu için paylaşımlarını sildiği bir dönemde bilim insanları, “Şu ilaç iyi geliyor”, “Şunu yerseniz yakalanmazsanız” benzeri mesaj ve çok daha iddialı başka paylaşımlardan yakınıyor.

 

Merkezi Britanya’daki, veri kontrolü alanında çalışan ‘Full Fact’ adlı kurumun editörlerinden Claire Milne, sosyal medya analizi yapılan Demos’un araştırma müdürü Carl Miller ve gazetecilere yanıltıcı bilgiyi nasıl anlayacakları konusunda destek veren First Draft’tan Claire Wardle BBC’ye bilgi kirliliğinin yayılmasını engellemenin yollarını anlattı:

 

1- Önce durup düşünün

 

Ailenize ve arkadaşlarınıza bu zor süreçte yardımcı olmak istiyorsunuz. Bu süreçte size ulaşan yeni bir tavsiyeyi aceleyle paylaşmadan süzgeçten geçirin. Yanlış bilginin yayılmasının en iyi yolu durup düşünmekten geçer. Tereddütünüz varsa bekleyin ve kontrol edin.

 

2- Kaynağınızı kontrol edin

 

Size gelen bir bilgiyi başkalarıyla paylaşmadan önce gönderen kişiye kaynağının kim olduğunu sorun. Size mesajı yollayan kişinin arkadaşının arkadaşı veya teyzesinin iş arkadaşı veya sizin teyzenizin komşusu ise kaynağın güvenilir olması zor. Bilim insanları da yanılabilir ama her zaman Whatsapp’ta iletişim kurduğunuz birinin akrabasından daha güvenilirdir. Yakın geçmişte birinin master yapan amcasının kanıtlanmamış ve zarar verebilecek öneriler içeren paylaşımına rastladık.

 

3 – Sahte olabilir, dikkat!

 

Resmi hesaplar ve kurumların logoları sahte hesaplar tarafından kullanılabiliyor. Ekran görüntüsüyle bilginin güvenilir bir kurumdan geldiği izlenimini vermeye çalışanlar var. Bu nedenle size ulaşan bilginin atfedilen kurumun sitesinde veya hesapta yer alıp almadığını araştırın. Eğer orada bu bilgiye rastlamıyorsanız sahte olma olasılığı çok yüksek. Ayrıca, büyük harf ve birbiriyle uyumsuz yazı tipleri de veri kontrol eden kişilerin son derece şüphelendiği bir durumdur.

 

4 – Doğru olduğundan emin değilseniz paylaşmayın!

 

Gelen bir bilgiyi emin olmadan, sadece “Ya doğruysa” içgüdüsüyle paylaşacaksanız bunu sakın yapmayın. Sevdiklerinize iyilik değil kötülük yapabilirsiniz asılsız bilgiyse.

 

5- Gelen mesajdaki her bilgiyi tek tek kontrol edin

 

Bazı mesajlar birden fazla öneri, bilgi içeriyor. İçindeki bazı şeylerin doğruyu yansıtması, diğerlerinin de doğru olduğu anlamına gelmez. Mesela bir mesajda Covid-19’la mücadelede el yıkamanın çok önemli olduğunu içeren bir cümle var. Bu elbette doğru ama buradan yola çıkarak mesajdaki her öneri ve bilginin doğru olduğunu varsayamayız. O nedenle doğruları içerse de diğer öneri ve bilgileri de kontrol etmek şart.

 

6- Duygusal davranmayın

 

Korku, yanlış bilginin yayılmasının en başta gelen nedenlerindendir. İnsanlar, özellikte şu süreçte sevdiklerini virüsten korumak için herhangi bir öneri gördüklerinde hemen aktarmak istiyor. O nedenle, “Bu takviyeyi alın”, “Virüsten şöyle korunabilirsiniz” gibi mesajları başkalarıyla paylaşma konusunda duygusal davranmayın.

 

7- Kendi önyargılarınızdan arının

 

Bir şeyi doğru olduğunuzu düşündüğünüz için mi yoksa öyle düşündüğünüz, o görüşe katıldığınız için mi paylaşıyorsunuz? İnsanlar kendi düşünce ve inançları doğrultusundaki bilgileri paylaşmaya eğilimlidir. Bu nedenle kendi bakış açınızdan, inancınızdan etkilenmemeye çalışın.

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha