• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

TIR'LAR VE İHANET

SAİD SEFA

SAİD SEFA

12 Kasım 2015 Perşembe 15:39
0 0

Özgür Suriye Ordusu’na gittiği alemce bilinen, iktidara yakın isimlerin itiraf ettiği, iktidar gazetecilerinin övünerek savunduğu AKP tırları için, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve eski İçişleri Bakanı'nın ısrarla "Tırları Türkmenlere gönderdik" demesi yanlış işlere bulaşıldığının kanıtıdır.

Özgür Suriye Ordusu'nun, Esad'la baş edilemeyeceği kısa zaman sonra anlaşıldı. İran, Esad'a doğrudan asker ve silah yardımında bulunuyor, Rusya perde ardında Esad’ı destekleyerek,  Suriye’nin ABD kontrolüne girmesine engel olmaya çalışıyordu.

Suriye'deki direnişi güçlendirme adına, Irak'ta yapılanan Elkaide militanları olmak üzere dünyanın dört bir tarafından cihatçılar Suriye'ye akın etti.
ÖSO, adına savaşanların büyük kısmı radikalleştikçe Nusra’ya ve Nusra'dan İşid'e katıldı. IŞİD, zamanla Esad karşısındaki en güçlü yapıya dönüştü.

‘Düşmanımın düşmanı, dostumdur’ ilkesiyle hareket eden ve Esad'la savaşan gruplara silah ve savaş mühimmatı taşıyan AKP kurmaylarının tırları, anlaşılan o ki zamanla IŞİD'e yar olmaya başladı.

Dananın kuyruğunun koptuğu nokta da burası.

Işid'in, rehineleri sınıra getirip burnu kanamadan teslim etmesi AKP kurmayları ile aralarındaki al-ver ilişkisinin eskiye dayandığını gösteriyor. Ayrıca Suruç ve Ankara katliamları olmak üzere yaptıkları her eylemin AKP’nin ekmeğine yağ sürdüğü de yadsınamaz bir gerçek.

 

İşid'le, sahada mücadele eden tek birlik, İran’ın Devrim Muhafızları komutanı Kasım Süleymani"ye bağlı Şii milisler. ABD, koalisyon kurma kararı almadan önce Süleymani aktif mücadeleye başlamıştı. 

Kasım Süleymani kim? Hizbullah"ın bile koordinatörü olduğuna inanılan, Ortadoğu’da İran adına vekalet savaşını sürdüren şahıs.

Yani? 

Arabistan'ın sakıncalılar listesindeki bir numaralı isim. Arabistan, Süleymani"nin sahada olmasından yıllardır rahatsız. Ortadoğu'da Şii hegemonyasına karşı çıkan yeni Osmanlıcı AKP kurmayları ile Erdoğan'a dünya liderliğini layık gören Erdoğancılar için de sakıncalı durum teşkil eden Süleymani, AKP ve Arabistan için ortak düşman.

ArabistanSuriye ve Irak'a dünyanın her yerinden adam ve silah gönderip vekalet savaşını yürütebilir ama Türkiye’nin sınırını kullanması şart.

AKP'nin hayalperestleri için, sınırların kullanılacak olması bulunmaz nimet.

Bulunmaz nimetin sıcak paraya dönüşmesi pek de uzun sürmedi.

( Bu arada en son 2 Kasım’dan hemen sonra kaynağı belli olmayan, 13 milyar dolar sıcak paranın ülkeye girdiği konuşuluyor)

2009"dan itibaren Arabistan'dan ülkemize giren sıcak ve karşılıksız paralar ve hibeler gerçekten karşılıksız mı?

Sanmıyorum. 

Almanya başta olmak üzere sair büyük devletler, 2009'dan itibaren AKP kurmaylarını dinlediklerini söylemişlerdi. 
 

Türkiye'yi, uzun zamandır dinledikleri bilinen ülkelerin, ısrarla 2009 yılını vurgulaması ‘devletin imkanlarını kullanarak yaptığınız silah sevkiyatlarını biliyoruz' mesajıydı.

Mesaj alınmış olmalı ki Erdoğan ve Efkan Ala 'Büyük devlettir dinler' diyerek bu skandalı makul karşılamışlardı.

Suriye ve Irak'a giden tırlara, devletin tırları deniyor ve onların durdurulması devlete ihanet diye savunuluyor.
Tırların, devlet tırı olması için, devletin tüm kademesinin bilgisi ve onayı olmalı ama nasıl oluyorsa sadece AKP kurmayları olaydan haberdar.

Sevkiyatı yapılan tırlar karşılığında ülkeye para girmişse ve bu para belli şahıslar arasında pay edilmişse bu olay düpedüz silah kaçakçılığıdır.

AKP kurmaylarının silah kaçakçılığı yaparken Mit'i kullanmaları olayı meşrulaştırmaz aksine görevi kötüye kullanma ve devlete ihanet anlamına gelir.

Türkiye'de sadece Milli İstihbarat Teşkilatı değil askeri istihbarat ve emniyet istihbaratı da aktif.
Anlaşılan, silah sevkiyatı sair istihbarat birimlerince tespit edilmiş. 

İki bin tırın, silah nakliyesi yaptığı iddia ediliyor.

Bu çapta silahın Türkmenlere ya da varlığı hayal olan Özgür Suriye Ordusu'na gittiğini düşünmek saflık olur. 


İstihbarat raporlarında silahların kimden geldiği, kimlerin naklettiği, kime ulaştırıldığı ve karşılığında kimlerin nemalandığı, detaylı şekilde yer alıyor olmalı.

 

Tutuklanan savcıların ve askerlerin ifadelerine bakarsanız, sevkiyatı ihbar edenlerin de askerler olduğunu anlarsınız.

Yani her şey biliniyor.

Buradaki kritik sorular şunlar:
 

İstihbarat birimleri, silah sevkiyatını izlemeye aldıktan ne kadar sonra olayın içinde AKP'nin üst düzey kurmayları olduğunu fark etti?

Fark ettikten sonra, bunu izlemeye devam etti mi?

Bunları dosyalayıp belgeledi mi?


Yolsuzlukları araştıran polislerin işin ucunun nerelere uzadığını anladıkları ve soruşturmayı derinleştirdikleri gibi onlar da silah ticaretini belgeleyip derinleştirdiler mi?

 

AKP kurmayları, bu soruların cevabını biliyor.

Olaya "devlet sırrı" süsü vererek, tırların durdurulmasını devlete ihanet olarak tanımlamaları kendi düştükleri durumun vahametini gösteriyor.

Bu yüzden başından beri tır meselesi söz konusu olunca, AKP’nin tavrı sertleşiyor, AKP kurmayları dengesizleşiyor.

Tır haberlerini yapan gazeteciler için gözaltı kararları alınması, Erdoğan’ın Can Dündar’ı hedef alan açıklamaları, konunun hassasiyetini gösteriyor!
 

Tırların durdurulması ihanet değil, ihanet silah sevkiyatı yapılırken devletin gücünün ve istihbaratının illegal işlerde kullanılmasıdır. 

Tırlar, 'Mit tırı' değil 'AKP tırı'dır.

 

Algılarla hayalperest bir kitleyi idare etseniz de devletin kurumlarını ve uluslararası arenayı idare ve ikna edemezsiniz.

Eşiğin altına süpürülemeyecek boyutta büyük yanlışlıklara girildi.

İdareten ve maslahat gereği sessiz kalınması kimseyi aldatmasın.

Benden söylemesi.
 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha