• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Salgında dayanışma hikayeleri: Yalnız olmamanın mutluluğu

Salgında dayanışma hikayeleri: Yalnız olmamanın mutluluğu
0 0

Covid-19 nedeniyle Türkiye’deki ölüm sayıları 3 bini, dünyada ise 233 bini aşıp herkesin evlerine kapanmasına neden olurken, dünyayı daha yaşanılabilir bir yer haline getirmek isteyenler evlerinden de olsa durmak bilmiyor.

2 Mayıs 2020 Cumartesi 14:39

“Dayanışma yaşatır” şiarıyla hareket eden binler, mahalle meclislerinde, sosyal medyada örgütlenip iyilik ve umut dağıtıyor. Kısa Dalga’dan Nazan Özcan’ın hazırladığı ‘Corona virüsü Güncesi’ podcastinde Türkiye’den dayanışma örnekleri yer alıyor. Aynı zamanda dayanışma için yapabileceklerinizin bir listesi var. Dayanışma ile ‘corona’ ve karantina günlerini aşmaya çalışan günümüz kahramanlarından bazılarının hikayelerini paylaşalım.

 

‘Haftada 25 bin siperlik üretiyoruz’

 

3 Boyutlu Destek Hareketi’ni kurucularından İlker Vardarlı: “Attığımız bir tweet’le üç boyutlu yazıcısı olanları dayanışmaya çağırdık. Şimdi haftalık 25 bin adet siperlik üretiyoruz Türkiye genelinde. Sağlık çalışanlarımıza gönderiyoruz. Şu an 3 binden fazla gönüllü var üretim yapan. Sağlık çalışanları ‘Bu ürün bize sadece koruma sağlamıyor, siz bu ürünü bize yollayarak, aynı zamanda bizimle umut ve desteğinizi paylaşmış oluyorsunuz’ diyorlar. ‘Biz bunu hissediyoruz’ diyorlar. Ve biz de onlara ufak tefek cevaplar veriyoruz. Mesela bazı ürün üzerlerine notlar düşmeye başladık: ‘Sizi seviyoruz, size minnettarız’ gibi ya da ölen doktorların adlarını yazarak destek olmaya çalışıyoruz.”

 

 

‘400 civarı siperlik teslim ettik’

 

Ayvalık Yerel İnisiyatifi’nden İlknur Hanım: “20 Mart’tan beri üç ekip oluşmuş oldu. Bir ekip siperlik üretiyor, bir ekip bez maske üretiyor, bir ekip de dağıtım gönüllüsü. Bugüne kadar 400 civarı siperlik teslim edildi. Ayvalık Devlet Hastanesi, aile sağlık merkezleri, PTT çalışanları, kargo çalışanlarına teslim ettik, belediyelere teslim ettik. Özellikle market çalışanlarına siperlikleri ulaştırıyoruz. Yakın zamanda Altınova ile bağlantı kurduk, Altınova meclisinden arkadaşlar tarım işçilerinin ihtiyacı olduğunu söyledi, şimdi tarım işçilerine toplu halde dağıtmayı planlıyoruz. ‘Dayanışma yaşatır’ diyoruz ya, o çok önemli. Dayanışma aynı zamanda öğrenilir. Dayanışma bir alma ya da verme meselesi değildir. Dayanışma birlikte olma meselesidir aslında.” 

 

‘Daha çok bağış daha çok çocuğa ulaşmak demek‘

 

Diyarbakır Sur’da üç yıldır çocuklar için çalışan Rengarenk Umutlar Derneği’nden Dilan Taşdemir: “Covid-19 önceki zamanlarda da bu çocuklar, dijital fırsat eşitliğine erişemeyen çocuklardı. Kimi zaman eğitime ulaşamayın çocuklardı, Covid-19 sonrası da okullar kapanınca dijital eğitime geçti, ama bizim çocukların internetleri, bilgisayarları yok. Ayrıca en son bu çocuklar sokağa çıkamadığında çatışmalar oluyordu Sur’da. Travmaları tetikledi diyebiliriz.

 

Biz de çocukları yalnız bırakmamak için telekonferans yöntemiyle atölye yapmaya başladık. Tuşlu telefonlarla arıyoruz, beş-altı görüşme ekliyoruz, aynı anda 10-15 çocuğa erişebiliyoruz böylece. Çok kaliteli olmasa da bağlantıda olabildiğimiz bir sistem kurduk. Masal, geri dönüşüm ve erbane atölyesi yapıyoruz, sosyal destek olacaktı, her gün çocuklara bir bilmece soruyoruz. Ama kırtasiye ihtiyaçları çıktı çocukların. Fongogo üzerinden bir dayanışma hesabı açtık. Dayanışmanın Ev Hali dedik. Kampanyanın ilk amacı, minimum 115 çocuğa paketi 100 lira olan kırtasiye setleri almaktı. Bir an önce atölyelere başlatalım diye. Dün itibariyle 11 bin 500 liralık hedefimize ulaştık. Ama kampanya hala açık, daha çok bağış daha çok çocuğa ulaşmak demek. Çocuklar şimdi çok mutlular, yalnız olmadıklarını hissediyorlar, evde artık eskisi kadar sıkılmadıklarını söylüyorlar.” 

 

‘Dayanışma yaşatır diyoruz’

 

Beşiktaş Dayanışma Ağı’ndan Murat Yıldırım: “Kimseyi yalnız bırakmamak gibi bir hedefimiz vardı. Bu ihtiyaç anlamında da olabilir, dayanışma manasında da. Köpeği olup gezdiremeyen 60 yaş üzeri insanlara ulaştık, köpekleri gezdirdik, alışverişe çıkamayanlara destek olduk. Tersten benim maddi durumum yok, bana bir destekte bulanabilir misiniz diyenler vardı, onlara elimizden geldiğince yardımcı olduk. Siperlik üretmeye ya da maske yapmaya çalışıyoruz. Ayrıca salgında böyle bir dayanışma, ilk kez olan bir şey, mutlu ediyor insanı. O insan olmanın gereğini bir kez daha yaşattığı bir süreç bu. O yüzden ‘Dayanışma yaşatır’ diyoruz.” 

0 0
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha