• Dolar
  • Euro
  • BIST
Facebook Twitter

Türkiye'nin uzun ömürlü insanları; 107'sinde ATV'nin tepesinde, 91'inde günde 3 km yürüyor

Türkiye'nin uzun ömürlü insanları; 107'sinde ATV'nin tepesinde, 91'inde günde 3 km yürüyor
0 0

Hürriyet gazetesi, Türkiye'nin uzun ömürlü insanlarıyla ilgili hazırladığı haber dizisini yayınlamaya ortalama yaşam süresi 82 yıl olan Ordu'nun 30 bin nüfuslu Gölköy ilçesinden başladı.

9 Ocak 2017 Pazartesi 12:22

107 yaşındaki Mehmet Yılmaz, hala ATV kullanıyor. 91 yaşındaki Mehmet Top ise günde 3 km yol yürüyor. 

 

Hürriyet gazetesinden Mesude Erşan'ın izlenim araştırma haberi şöyle:

 

107 yaşındaki Mehmet Yılmaz, hâlâ gençliğindeki lakabıyla tanınıyor: Saatçi Mehmet. 7 çocuğu ve sayısını bilmediği kadar çok torunu bulunan Yılmaz, yalnız yaşıyor. Sobasını kendi yakıyor. Evinin oturduğu, uyuduğu, ısındığı odasında saat ve başka tamiratlarda kullandığı malzemelerle arkadaşlık ediyor. Yılmaz, Gölköy’de doğmuş, büyümüş, aile kurmuş. 65 yıl evli kaldığı ve 5 yıl önce kaybettiği eşi Hüsne’yi çok özlüyor: “Bazen ne çarık ne de çorabımız oldu. Yalınayak gezdim. Sonra eşimle arazimizi ektik, biçtik. Ambarlarımızı doldurduk. Hayvanlarımızı yedirdik. Hane sahibi olduk.”  Yılmaz’ın hiçbir arkadaşı sağ değil.

 

"Motorun çok yerini kendim imal ettim"

 

Yılmaz, belediye ve kaymakamlığın aldığı ATV’ye binip, 1.5 saat mesafedeki köylere gidiyor. Yılmaz, “Motor beni canlandırıyor. Üzerine atıldım mı bana türkü çığırttırıyor. Köye, çarşıya, şenliklere gidiyorum” diyor. Yakın bir zamanda köpeğin şaşırtmasıyla, 3 yıldır bindiği ATV üzerinden arka üstü düşerek yaralandığı halde bu tutkusundan vazgeçmiyor. ATV’nin üzerinde kendi imal ettiği bazı parçalar da var: “50 - 60 yaşında olanlar bile cesaret edemiyor ama ben biniyorum. Motorumun çok yerini de ben imal ettim. Düşüne düşüne... Ürettikçe zekâma da ölçüm yapıyorum. Acaba o işi yapabilir miyim, yapamaz mıyım diye.”

 

Mehmet Yılmaz

Mehmet Yılmaz

 

"Annem, babam da uzun ömürlüydü"

 

“Şimdi kendime bakmaya mecburum. Bazen çocuklarımın yanına gidiyorum ama ekseri burada yaşıyorum” diyor. Tepsiye dizdiği öğle yemeğine bakıyoruz. Yoğurt, suya batırılmış ekmek ve üzümden ibaret. “Kendime çorba, çay, ayran yapıyorum. Mısır ekmeği, pancar, patates yiyorum. Uzun yaşamın bir sırrı yok. Annem, babam da uzun ömürlüydü. Eşimle birlikte arazilerimizde ne ürettiysek onu yedik. Pazardan, bakkaldan almıyorduk” diyor. Saatçiliği gençken kendi kendine öğrenen Yılmaz, “Usta görmedim, çıraklık da yapmadım. Söke, taka öğrendim. 4 yıl askerlikte de silah tamiri yaptım” diyor. Yılmaz’ın yaşıyla ilgili sıkıntıları var elbette. Ancak “Yeter artık” da demiyor. “Uzun yaşamak çok tatlı, güzel. Kudretin elinde. Ama yaşlılık zor. Uzun yaşadığım için bir seviniyorum, bir çekiniyorum. Vücut bazen bir o yana, bir bu yana kaçıyor” diyor. En büyük şikâyeti yalnızlık olan Yılmaz, “Çok zor ama ne yapalım?” diyor.

 

"Ektiğimizi yedik"

 

Motor beni canlandırıyor. Köye, çarşıya, şenliklere gidiyorum. Arazilerimizde  ne  ürettiysek  onu  yedik. Pazardan,  bakkaldan almıyorduk .

 

Dünyada 66'ncıyız 

 

Dünya nüfusunun 2015 yılında yüzde 8.5’ini yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla yüzde 30.4 ile Monako, yüzde 26.6 ile Japonya ve yüzde 21.5 ile Almanya oldu. Türkiye bu sıralamada 167 ülke arasında 66’ncı sırada yer aldı.

 

"Az yerim"

 

Kore gazisi Mehmet Çalışkan 91 yaşında. 7 çocuk büyüten Çalışkan, bir evladının acısını yaşadı. Gençliği fındık bahçelerinde geçen Çalışkan, 3 yıl önce eşini kaybedince yalnız yaşamaya başladı. Bazen farklı illerde yaşayan çocuklarının yanında kalıyor. Yine Gölköy’e dönüyor.

 

Çalışkan, uzun yaşamanın sırlarını şöyle anlatıyor:

 

“Her şeyin çoğu zarar. Çok yemek, çok ekmek yemem. Daima sulu yemekler yerim. Yoğurt yerim, ayran içerim. Ballı süt içerim. Akşamları hafif çorba içerim. Bana yaramayacak bir şey yemem. Allah’ın verdiği bu emaneti kötüye kullanmam. Her gün 1.5 kilometre yol yürürüm. Kahveye gidip gelirim. Gençlikte ara sıra alkol aldım. Sigarayı bırakalı 25 sene oldu.” Ayaklarının altındaki ağrıdan, bazen yaşadığı unutkanlıktan şikâyet eden Çalışkan’ın en büyük korkusu ise gözlerindeki sarı leke hastalığından ötürü kör olmak. 

 

Mehmet Çalışkan

Mehmet Çalışkan

 

"Günde 3 km yürüyorum"

 

91 yaşındaki Mehmet Top, ‘Arıcı Mehmet’ olarak tanınıyor. Hâlâ birkaç kovanı var. Çarşıya kadar olan 3 kilometrelik yolu yürüyor. Arıcılık yaparken iyi bal için kovanlarını Marmaris, Kuşadası, Erzurum’a götürürmüş. 11 çocuğu bulunan Top, hâlâ bahçesiyle uğraşıyor, fındık toplamaya yardım ediyor. Onun da gençliği diğerleri gibi çok çalışarak geçmiş. Yetiştirdikleri fındık, mısır, patates, fasulye, kara, beyaz lahana, ürettikleri peynir, yoğurt, çökelek yiyerek yaşamış. “Çarşıdan tuzdan başka bir şey almazdık. Zaten Ordu’ya at arabasıyla 3 günde gidebilirdik” diyor. Uzun yaşamak için insanın kendisine bakması, bir de sigara içmemesi gerektiğini söyleyerek ekliyor:  “Et, süt, yoğurt insanı uzun yaşatıyor.” 

 

Mehmet Top

Mehmet Top

 

"Sobamı kendim yakarım"

 

96 yaşındaki Mehmet Özmen evinde, yalnız yaşıyor. Yakınlarında oturan kızı yemeğini yapıyor, çamaşırlarını yıkıyor. Biz gittiğimizde sobasını henüz yakmamıştı. Bizim tüm ısrarlarımıza rağmen de yaktırmadı. “Kendim yakarım” dedi.

 

8 çocuk sahibi olan ancak en büyük oğlu vefat eden Özmen, gençliğinde kendi deyimiyle “darlık, fakirlik” yaşamış. 60 yıl kadar hayvan alışverişiyle uğraşmış. Arkadaşlarını kaybettiğini anlatan Özmen, “Kahveye gidip oturuyorum. Arkadaşlarımın çocukları beni tanıyor. Gelip elimi öpüyorlar. Camiye gidiyorum, ibadetimi ediyorum” diyor.  4.5 yıl önce kaybettiği 71 yıl evli olduğu eşi Naciye’nin yokluğunu her dakika hissettiğini anlatan Özmen, “Anne baba ölünce yetim-öksüz kalıyorsunuz. Fakat en büyük yetimlik eşten ayrılmak” diye konuşuyor. Uzun yaşamanın güzel olduğu söyleyen Özmen, “Tek sıkıntı parasızlık. 3 ayda bir 650 lira alıyorum. Dar geçimliyim ama yaşayıp gidiyorum işte” diye anlatıyor.

 

"Çok su içiyor"

 

Özmen, çok su içiyor. Süt, yoğurt, tereyağı ve meyveyi de çok tüketiyor. “Meyveyi çok sever, evden eksik etmem. Yemeğin hemen peşinden yerim yıllardır” derken, ara sıra baş dönmesi, soluma sorunları, bazen de unutkanlık yaşadığını söylüyor. Yine de “Bazılarına göre çok iyiyim. Herhalde sülalemden kaynaklanıyor bu kadar uzun yaşamak. Bize ‘İhtiyaroğulları’ diyorlar” diye konuşuyor.

 

Mehmet Özmen

Mehmet Özmen

 

"Zor doğada hayatta kalma becerisi"

 

Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişimleri ve yaşlıların durumunu 2000 yılından beri takip eden Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, kısa adı GEROATLAS olan Türkiye Gerontoloji Atlası Araştırması’nı yürütüyor. Yaşı 60 ve üzerinde 3 bin 510 kişiyi takip eden Prof. Dr. Tufan, Gölköy’deki uzun yaşamın zor doğa koşullarının üstesinden gelebilme ve yaşayabilme becerisiyle ilgili olduğunu söylüyor. Yaşlıların çoğunluğunun yalnız yaşadığını belirten Prof. Dr. Tufan, “Şüphesiz ki yalnız yaşamaktan mutlu değiller. İnsanoğlu bir topluluk içinde yaşamak ister. Yaşlıların evlerinden çıkamadıklarında çektikleri ıstırabı bilirim” diyor. Aktif yaşlanmaya karşı olduğunu ve tam tersine, yavaş ve arzu ettiği gibi yaşlanma kavramını savunduğunu söyleyen Prof. Dr. Tufan, “Aktif yaşlanma ötekileştirme, dışlama. Herkese Saatçi Mehmet Amca’yı örnek gösterip, “Aktif yaşlan, sinema, tiyatroya gideceksin, seyahat edeceksin desem olmaz. Bunu yapamayanlar, ‘aktif yaşlanmıyorsun’ diyerek dışlanmış oluyor. Yaşlanma şanstır” diyor.  İleri yaşına rağmen sağlıklı ve zinde yaşlılara Anadolu’nun her yerinde rastlanıyor. Prof. Dr. Tufan şunları söylüyor: “Bu, ileri yaşlılığın sadece yöresel bir özellik olamayacağını gösteriyor. Yörenin etkisi muhtemelen yaşam tarzından, coğrafyasından, havası - suyundan olabilir. Ama ben daha ziyade bu ender görülen, ama sayıları çoğalan sağlıklı ve zinde görünümlü yaşlıların, bilmeden bir şeyleri doğru yaptıklarına inanıyorum. Uzun yaşamı mümkün kılan faktörlerin birçoğunu biliyoruz. Ama bunların birbiriyle olan bağlantılarını, birbirlerini nasıl etkilediklerini aslında bilmiyoruz. Hiçbir maddi sorunu olmayan, yüksek tahsil görmüş, rahatı ve yaşam kalitesi yüksek olan insanlar da beklenmedik anda ölebiliyor. Uzun yaşamı anlamak için tek parametre konfor değil.” 

 

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre, nüfusumuzun yüzde 8.2’si 65 yaş ve üzeri. Yaşlı nüfusun yüzde 43.8’ini erkek, yüzde 56.2’sini kadınlar oluşturuyor. Aynı verilere göre Türkiye’de 100 yaş ve üzerinde 5 bin 293 kişi bulunuyor. Türkiye’de uzun ömürlülerle ilgili en geniş kapsamlı çalışma olan TÜBİTAK destekli GEROATLAS’a (Türkiye Gerontoloji Atlası Araştırması) göre bazı yerleşim yerleri yaşlıların, sağlık, zindelik, genel yaşam memnuniyeti, aile ilişkileri memnuniyeti gibi beklentilerini karşılaması açısından öne çıkıyor. Bunlar; Ordu - Gölköy, Aydın - Bozdoğan, Aydın - Nazilli, Muğla - Fethiye, İzmir - Karaburun, Sivas - Doğanşar, Kastamonu, Artvin - Şavşat, Afyon - Dinar, Rize - Çamlıhemşin, Trabzon - Maçka.

 

Biz de Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan’la yola çıktık. Bozdoğan, Dinar, Doğanşar, Fethiye, Gölköy, Karaburun’a gittik. 80, 90, 100 yaşlarını süren insanları mütevazi evlerinde ziyaret ettik. Uzun yaşamanın sırlarını çözmeye çalıştık.

 

Sağlıklı olma çabaları yok

 

- GEROATLAS araştırmasında görüşülen yaşlıların bazı ortak özellikleri şöyle:

 

- Sağlıklı beslenmeyle ilgili kavramları bilmiyorlar ama yine de sağlıklılar. Kimisi günde üç, kimisi sadece bir öğün yiyor. Tarzları farklı ama sağlıklı bir beslenme alışkanlığına sahipler. 

 

- Hiçbiri sigara ve alkol kullanmıyor. 

 

- Muhtemelen genetik özelliklerinin de sağlık ve zindeliklerinde payı var. Ama yaşıtlarına kıyasla daha iyi olmalarında beslenmenin payı olduğu aşikâr.

 

- Yağlı et ve doymamış yağ tüketimi çok az. Sebze ve meyve beslenme tarzlarında önemli bir yere sahip. Şekeri ve tuzu az tüketiyorlar.

 

- Dini inançları güçlü. Ölümden korkmuyorlar. Hatta ölüme hazırlar.

 

- Hafızaları genellikle çok güçlü. Moral düzeyleri yüksek.

 

- Hastalıklardan muaf değiller. Yaşlarıyla ilgili sağlık sorunları var. Ama uzun yaşamaktan şikayetçi değiller.

 

- Hayatın sunduklarıyla mutlular. Çok fazla beklentileri yok. Bakan ve konuşacakları birilerinin olması yetiyor. 

 

En büyük mutlulukları aile

 

Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre yaşlı bireylerin en önemli mutluluk kaynağı yüzde 66.8 ile aileleri. İkinci sırada gelen mutluluk kaynağı ise yüzde 16.5 ile çocukları. Genel sağlık durumundan memnun olan yaşlı bireylerin oranı düştü. 2014 yılında genel sağlık durumundan memnun olduğunu beyan eden yaşlı bireylerin oranı yüzde 47.5 iken bu oran yüzde 45.6’ya düştü. Hane halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre internet kullanan yaşlıların oranı 2014 yılında yüzde 5 iken 2015 yılında yüzde 5.6’ya yükseldi. İnternet kullanan yaşlılar cinsiyet bazında incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla internet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı yüzde 8.8 iken, yaşlı kadınların oranı yüzde 2.8 oldu.

0 0
loading...
YORUMLAR
YORUM EKLE

captcha